Salı , 20 Ekim 2020
Ana sayfa » Hukuk » Nafaka Davaları

Nafaka Davaları

Nafaka Nedir?

Nafaka, sık sık gündeme gelen, herkesin hayatında karşılaşabileceği bir kavramdır. Sıkça karşılaşılan bir kavram olmasına karşın hukuki bir terim olduğundan dolayı tam olarak anlaşılması hukukçu olmayanlar için oldukça zordur. Bu yazımızda nafakanın ne olduğunu, nafaka türlerini, nafaka davasını ve nafaka şartlarını anlaşılır bir şekilde anlatmaya çalışacağız.

Nafaka, Türk hukukunda boşanmayla ilişkilendirilmiş bir kavramdır. Boşanma davası esnasında veya boşandıktan sonra eşlerden birinin diğerine çeşitli amaçlarla verdiği paraya nafaka denmektedir. Nafakanın amacı evlilik birliği sonlandıktan sonra eşlerin hayatlarını belli standartlarda sürdürmeye devam edebilmesidir. Ayrıca boşanan kişilerin çocukları olması halinde nafaka, çocuğu da kapsayan bir kavram haline gelir.

Nafakayı tam olarak incelemeye başlamadan önce, bu makalenin yalnızca ön bilgi amaçlı olduğunu, nafaka ile alakalı hukuki soru ve sorunu olan kişilerin en iyi bilgileri avukatlardan alabileceğini söylemek gerekir. Çünkü burada yer alan bilgiler geneldir, fakat her olay kendi içinde farklılıklar gösterdiğinden kişinin özel olarak danışmanlık alması önemlidir.

Nafaka Türleri 

Nafaka kendi içerisinde 4 farklı türe sahiptir. Nafaka genelde boşanma ile ilgili bir kavram olarak bilinse de nafaka türlerinden birisi boşanma ile ilgisi olmayan bir nafaka türüdür. Her nafaka türü her zaman istenemez. Hepsinin kendi içinde belli şartları ve sonuçları bulunmaktadır. Bu nedenle nafaka çeşitleri hakkında bilgi sahibi olmak önemlidir. Makalemizin devamında nafaka türleri detaylı olarak incelenecektir. Ancak şimdilik başlık olarak belirtmek gerekirse nafaka çeşitleri şunlardır;

  • Tedbir nafakası
  • İştirak nafakası
  • Yoksulluk nafakası
  • Yardım nafakası
  1. Tedbir Nafakası Nedir?

Boşanma davasından önce ya da boşanma davası süresince bir eşin maddi durumu kötüleşebilir, yoksulluğa düşebilir. Böyle durumlarda, eşin yoksulluğa düşmesini engellemek adına, tedbir nafakasına hükmedilebilir. Tedbir nafakası boşanma davası açmadan önce mahkemeden talep edilebileceği gibi boşanma davası esnasında da talep edilebilir.

Yoksulluğa düşen eş tedbir nafakası talebinde bulunmasa dahi hakim durumu gözeterek tedbir nafakası verilmesine hükmedebilir. Yani tedbir nafakası için talep olması zorunlu değildir. Ancak tedbir nafakasına hakim kendi karar vermediyse, yani taraflardan biri talep ettiyse miktarda kısıtlama söz konusu olacaktır. Hakim, tedbir nafakası talep eden kişinin talep ettiği miktardan fazlasına karar veremeyecektir. Ancak hakimin re’sen karar verdiği durumlarda böyle bir kısıtlama yoktur.

Tedbir nafakası için aranan tek şart taraflardan birinin yoksulluğa düşecek olmasıdır. Kimin kusurlu olduğuna, boşanma nedenine bakılmaksızın yoksulluğa düşecek kişi lehine tedbir nafakasına karar verilebilir. Yani bir boşanma davasında kusurlu olan tarafın da tedbir nafakası alması mümkündür.

Tedbir nafakası yalnızca boşanma davası sonuçlanıncaya kadar verilir. Dava sonuçlandıktan sonra boşanmaya karar verilse de verilmese de tedbir nafakası sona erer. Buradaki amaç eşlerin dava sürecinde de haklarını korumaktır. Yoksulluğa düşme hali davadan sonra devam edecekse bu durum için başka nafaka türleri mevcuttur.

Tedbir nafakasının kapsamında nafaka alacak kişi ve kendisinin baktığı çocukları yer alır. Bu nedenle tedbir nafakası talep ederken çocuklar da hesaba katılmalı, çocukların ihtiyacı göz önünde bulundurularak bir miktar belirlenmelidir. Ancak dava süresince eşlerin maddi durumlarındaki değişikliklere göre tedbir nafakası artırılabilir ya da azaltılabilir. Örneğin nafaka alan eşin çalışmaya başlaması halinde nafaka azaltılabilir ya da nafaka veren eşin iflas etmesi durumunda nafaka azaltılabilir.

Tedbir nafakası kararının hukuki niteliği ara karardır. Bunun anlamı ara kararlara itiraz edilebildiği için tedbir nafakası kararına da itiraz edilebileceğidir. Nafaka vermesine karar verilen taraf itiraz ederek karşı tarafın aslında yoksullaşmayacağını kanıtlamaya çalışabilir.

Tedbir nafakasının ödenmesinde sıkça sorun yaşanmaktadır. Bunun sonucu olarak da büromuza en çok gelen sorulardan birisi tedbir nafakası ödenmezse ne olur sorusudur. Tedbir nafakasının ödenmemesi halinde icra takip işlemleri başlatılarak nafaka elde edilebilir. İcra yoluyla nafakayı ödemeyen tarafın maaşının belli bir kısmına ya da mal varlığına haciz koydurulabilir. Hacizli malların satılmasıyla nafaka bedeli temin edilebilir. Nafaka alacakları icra alacakalrı arasında öncelikli olduğundan dolayı hacizli malın satışından ilk pay alacak kişi de nafaka alacaklısı olacaktır.

Boşanma sürecinde maddi ihtiyacın aciliyeti nedeniyle büromuza sık sorulan sorulardan biri de tedbir nafakası ne kadar sürede bağlanır sorusudur. Hakim gerekli şartların varlığını fark ettiği an gereken kararı vermektedir. Ancak daha hızlı sonuç almak adına talepte bulunmakta fayda vardır.

Tedbir nafakası konusunda her iki tarafın da boşanma avukatı ile çalışması tavsiye edilir. Avukatlar nafaka talebi, nafaka ödenmemesi halinde icra takibi, nafakaya itiraz gibi birçok hukuki işlemi müvekkilleri adına yaparak olası bir mağduriyeti engelleyebilirler.

  • İştirak Nafakası Nedir?

Tedbir nafakası bahsettiğimiz çocuklar için de verilebilir ve yalnızca dava sonuçlanıncaya kadar geçerlidir. İşte dava sonuçlandıktan sonra çocukların ihtiyaçlarının karşılanmasına katkıda bulunmak için verilen nafaka türüne iştirak nafakası denir. İştirak nafakası ile boşanma nedeniyle çocukların hayat standartlarının düşmemesi ve ebeveynlerinin sorumluluklarını yerine getirmeye devam ettirmesi amaçlanır. Velayeti almayan taraf alan tarafa bu nafaka türünü ödemekle yükümlü kılınır.

İştirak nafakası da hakim tarafından kendiliğinden dikkate alınan bir meseledir. Kimse talep etmese dahi hakim koşulların oluştuğunu gördüğü anda boşanma kararı ile birlikte iştirak nafakasına da karar verir. Ancak tarafların da iştirak nafakası talep etmesi mümkündür. Bu durumda hakim talep edilen iştirak nafakasından fazlasına hükmedemeyecektir.

İştirak nafakasında aranan kriter çocuğun velayetinin kimde kaldığıdır. Yani boşanmada eşlerden kusurlu olan kişi çocukların velayetini aldıysa bu kişiye de iştirak nafakası ödenir. Önemli olan kimin kusurlu olduğu değildir, çocuğun velayetinin hangi tarafta kaldığıdır.

İştirak nafakası, reşit olmayan çocuklar için söz konusudur. İştirak nafakası ödemekle yükümlü olan taraf çocuk 18 yaşına girene kadar bu yükümlülük altında kalmaya devam eder. Anca çocuk reşit olduktan sonra iştirak nafakası da kalkar. Bunun istisnası çocuğun 18 yaşından sonra da eğitim hayatının devam etmesidir. Örneğin 22 yaşındaki çocuk üniversite eğitimi alıyorsa iştirak nafakası devam eder. Çocuğun 18 yaşına girmeden ergin kılındığı hallerde de, örneğin 18 yaşından önce evlenmesi, iştirak nafakası sonlanır.

İştirak nafakasının ödenmemesi, eksik ödenmesi ya da geç ödenmesi gibi durumlar sık sık karşılaşılan bir hukuki durumdur. Bu durumda icra takibi yoluyla nafaka alacağı elde edilebilir. İcra takibinin teknik bir mesele olması nedeniyle bu işlemin bir avukat aracılığıyla yapılması tavsiye edilir.

İştirak nafakası söz konusu olduğunda her iki taraf için de boşanma alanında deneyimli bir hukuk bürosu ile çalışmak daha doğru olacaktır. Böylece doğru miktarda iştirak nafakası talep edebilmek, iştirak nafakasına karşı kanun yollarına başvurmak ya da iştirak nafakası alacağı için icra takibi başlatmak gibi konularda avukat yardımı alınabilecektir.

  • Yoksulluk Nafakası Nedir?

Eşin dava süresince yoksulluğa düşmesini engellemek için tedbir nafakasına karar verilebiliyordu. Ancak bu dava sonuçlanıncaya kadar geçerli oluyordu. Dava sonuçlandıktan sonra yoksulluğa düşecek eş içinse yoksulluk nafakası gündeme gelecektir.

Yoksulluk nafakası boşanma davası esnasında ya da boşanma davasının sonuçlanmasından sonra talep edilebilir. Boşanma davası sırasında duruşmada bu talep dile getirilebileceği gibi boşanma kararı verilmesinden itibaren 1 yıl içerisinde de mahkemeden yoksulluk nafakası talep edilebilir. Boşanma kararından sonra yoksulluk nafakası istemek için nafaka davası açılmalıdır.

Yoksulluk kavramından ne anlaşılması gerektiği olaydan olaya göre değişmektedir. Yoksulluğa düşmek için illa ki hayatını idame ettirmesi beklenmeyecek bir duruma gelinmesi aranmaz. Genelde boşanma sonucunda hayat standartlarının belirgin oranda düşmesi yoksulluk olarak değerlendirilir. Yoksulluk nafakası alacak derecede bir maddi azalma olup olmadığına hakim karar verecektir. Bu nedenle yoksulluk nafakası konusunda ispat önemli bir yer tutar.

Yoksulluk nafakasına karar verilirken, diğer nafaka türlerinin aksine, kusur önemli bir kriterdir. Karşı taraftan daha kusurlu olan kişiye yoksulluk nafakası verilmez. Ancak kişi karşı taraftan daha az kusurluysa ya da karşı tarafla aynı oranda kusurluysa yoksulluk nafakası talep edebilir.

Yoksulluk nafakasında maddi standartların düşmesi ve kusur şartına ek olarak talep şartı da mevcuttur. Diğer nafaka türlerinden farklı olarak hakim kendiliğinden durumu gözeterek yoksulluk nafakası ödenmesine karar veremez. Yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için mahkemeden talep edilmesi gerekir.

Hakim olayın koşullarını dikkate alarak yoksulluk nafakasının miktarını belirler. Miktar açısından belli bir oran ya da sınır bulunmamaktadır. Hakim iki tarafın durumunu da göz önünde bulundurarak hakkaniyetli bir karar verir.

Son zamanlarda gündemde olan bir konu da yoksulluk nafakasının ne kadar süre ödeneceğidir. Yoksulluk nafakası, nafakayı kaldırma sebepleri ortaya çıkmadığı sürece, ömür boyu ödenen bir nafakadır. Ancak belli şartlar gerçekleştiğinde bu nafakanın kaldırılması mahkemeden talep edilebilir. Yoksulluk nafakasını kaldıran ilk durum taraflardan birisinin ölmesidir. Taraflardan birisi vefat ettiği takdirde nafaka sona erer, mirasçılara ödenmeye devam etmez.

Diğer bir kaldırma hali ise nafaka ödenen kişinin evlenmesidir. Nafaka ödenen kişi bir başkasıyla evlendiği takdir yoksulluk nafakası alma hakkını kaybeder. Evlilik olmadan başkasıyla ciddi bir ilişki içerisinde birlikte yaşaması da nafakayı kaldıran sebeplerdendir. Ancak kısa süreli ve belli bir ciddiyette olmayan ilişkilerin varlığı nafakayı kaldırmak için yeterli değildir. Son olarak yoksulluk durumunun ortadan kalkmasıyla nafaka ödeme yükümlülüğü de biter. Tüm bu kaldırma hallerinin ortaya çıkması halinde mahkemeye başvurarak yoksulluk nafakasının kaldırılması talep edilmelidir.

  • Yardım Nafakası Nedir?

Yardım nafakası, diğer nafakaların aksine boşanma ile ilgili bir nafaka türü değildir. Yardım nafakası kişinin altsoy, üstsoy ve kardeşlerine verdiği nafakanın adıdır. Belirli şartlar gerçekleştiğinde belirtilen grupta yer alan kişiler yardım nafakası talebiyle mahkemeye başvurabilir.

Altsoy ve üstsoy yoksulluk içindeyse kişinin bunlara yardım nafakası vermesi kararlaştırılır. Kardeşlere verilen yardım nafakası ise ancak nafaka talep edilen kişinin refah içinde yaşam sürmesi halinde mümkündür. Nafakanın miktarı, taleple sınırlı olmak üzere, hakim tarafından belirlenir.

Yardım nafakasının tarafların maddi durumlarının değişmesi ya da tarafların ölümü nedeniyle kaldırılması ve değiştirilmesi mümkündür. Bunun için mahkemeye sebepler sunularak değiştirme ya da kaldırma talep edilir.

  • Nafaka Davası Nedir?

Nafaka davası, mahkemeden bir kişinin kendisine nafaka ödemesine karar vermesinin istendiği davalardır. Bazı nafaka türlerinde nafaka davası zorunluyken bazılarında değildir. Şimdi türlere göre nafaka davasını inceleyeceğiz.

Tedbir nafakası, boşanma davasından önce ya da boşanma davası sırasında istenebilen bir nafaka türüdür. Bu nedenle tedbir nafakası davası bulunmamaktadır. Yani tedbir nafakası için boşanma davasından sonra ayrıca nafaka davası açılması bu nafaka türünün niteliğiyle bağdaşmamaktadır.

İştirak nafakası boşanma davası sırasında talep edilebilir. Ancak boşanma davası sonuçlandıktan sonra nafaka davası açarak da talep edilmesi mümkündür. Bu nedenle iştirak nafakası alabilmek için nafaka davası zorunlu değildir, ancak açılmasına da bir engel yoktur.

Yoksulluk nafakası açısından da iştirak nafakasındaki durum söz konusudur. Yani yoksulluk nafakası boşanma davası sırasında istenebileceği gibi boşanma kararının ardından bir nafaka davası açılarak da elde edilebilir.

Yardım nafakası boşanmaya bağlı bir nafaka türü değildir. Bu nedenle yardım nafakası alabilmenin tek yolu nafaka davası açmaktır. Yani bu tür nafaka için nafaka davası zorunludur.

  • Nafaka Davası Nasıl Açılır?  

Nafaka davası, dava dilekçesi mahkemeye sunularak açılabilir. Nafaka davası dilekçesinde hangi nafaka türünün istendiği, nafaka isteme sebepleri ve buna ilişkin deliller açıkça yer almalıdır. Dava dilekçesi hazırlamak hukuki bilgi gerektiren teknik bir iştir. Yanlış ya da eksik olarak düzenlenen dava dilekçeleri kişinin nafaka almasını engelleyebilir. Bu nedenle nafaka davasını nafaka konusunda deneyimli bir hukuk bürosu aracılığı ile açmak daha doğru olacaktır.

Nafaka davası açarken yargılama masrafları da ortaya çıkar. Bu nedenle dava açarken harç ve avanslar gibi çeşitli masraflar da ödenmelidir. Yargılama masrafları konusunda kesin bilgi almak için avukata danışılabilir.

  • Boşanmadan Nafaka Davası Açılır mı?

Yardım nafakası daha önce de bahsettiğimiz gibi boşanma ile ilgili bir olgu değildir. İştirak nafakası ve yoksulluk nafakası için açılacak olan nafaka davası ise ancak boşanma gerçekleştikten sonra açılabilecektir. Yani iştirak nafakası ve yoksulluk nafakası açısından boşanmadan nafaka davası açmak mümkün değildir.

Tedbir nafakası amaç olarak boşanma gerçekleşmeden önce, boşanma sürecinde eşlerin maddi durumunun zedelenmemesidir. Bu nedenle tedbir nafakası boşanma kararı verilmeden önce boşanma davası esnasında mahkemeden talep edilebilir. Ancak tedbir nafakası için ayrı bir nafaka davası açılmaz. Kısacası tedbir nafakası boşanmadan önce istenebilir fakat nafaka davası ile değil boşanma davası ile talep edilir.

  • Nafaka Davası Ne Kadar Sürer?

Nafaka davaları sonuçları bakımından önemli olduğundan ve sonuçlanıncaya kadar kişilerin maddi zorluk çekme ihtimallerinden dolayı hızlı sonuçlanması önemlidir. Ancak yargının dava yükü fazla olduğundan dolayı ne yazık ki çok hızlı bir şekilde sonuçlanamamaktadır. Ortalama olarak 4 ile 8 ay arasında nafaka davası sonuçlanabilir. Ancak bu süreler davanın niteliğine, davada kullanılacak delillere ve karşı tarafın ileri süreceği iddialara göre uzayıp kısayabilmektedir.

Dava açan kişi, davanın daha kısa sürede sonuçlanması için bir avukat ile çalışabilir. Avukatlar dilekçeden dava süreci sonlanana kadar davayı takip ederek teknik hataların yapılmasını ve yanlış işlemlerin ortaya çıkmasını engelleyebilir. Böylece dava sürecinin gereksiz uzaması önlenebilmektedir.

  • Kusurlu Eş Nafaka Alabilir Mi?

Eşin kusurunun nafakada bir kriter olması, nafaka türlerine göre değişmektedir. Tedbir nafakasında eşin kusurlu olup olmadığına bakılmaz. Önemli olan yoksulluğa düşme durumudur. Yani boşanmadan kusurlu olan eş de tedbir nafakası alabilir.

İştirak nafakasında da eşin kusur göz önünde tutulmaz. Velayeti alan tarafa, çocuğun ihtiyaçlarının karşılanması için velayeti almayan tarafça verilir. Kusurlu eş de talep edebilir.

Yoksulluk nafakasında ise diğerlerinde farklı olarak kusur önemli bir kriterdir. Yoksulluk nafakası alabilmek için karşı taraftan daha az kusurlu ya da eşit derecede kusurlu olmak gerekir. Yani daha fazla kusurlu olan eş yoksulluk nafakası alamaz.

  • Çalışan Eş Nafaka Alabilir Mi?

Eşin çalışıyor olması genel olarak nafaka verilmesinde birincil etken değildir. Ancak eşin maaşı ve işinin niteliği nafaka miktarının belirlenmesinde söz konusu olabilir. Ayrıca çalışan eşin elde ettiği ücret tedbir nafakası ve yoksulluk nafakası almasını da engelleyebilir.

Eşin nafaka kararından sonra çalışmaya başlaması halinde ise nafakanın kaldırılması ya da azaltılması gündeme gelebilir. Kısacası eşin çalışması nafaka verilip verilmemesi açısından bir şart olmasa da miktar belirlerken önem arz eden bir kriterdir.

  • Nafaka Hangi Hallerde Kaldırılır?

Nafaka türlerine göre nafakanın kaldırılma sebepleri de değişiklik gösterir. Tedbir nafakası boşanma kararı verilmesi ile birlikte kalkar. Çünkü bu nafaka türünün amacı yalnızca dava süresini kapsamaktadır.

İştirak nafakası ise çocuğun 18 yaşına girmesiyle, 18 yaşından sonra eğitime devam ediyorsa eğitim hayatının bitmesiyle veya 18 yaşından önce evlilik ve mahkemece ergin kılınma hallerinde bu fiillerin gerçekleşmesiyle kaldırılır.

Yoksulluk nafakası belli durumlarda kaldırılması mümkündür. Nafaka alan kişinin yeniden evlenmesi, evlilik olmadan birisiyle ciddi ve sürekli olarak birlikte yaşaması ya da yoksulluktan kurtulması halinde kaldırılabilir.

Yardım nafakası ise nafaka alan altsoy, üstsoy ya da kardeşin yardım ihtiyacının ortadan kalkması ya da nafaka verenin durumunun kötüleşmesi nedeniyle kaldırılabilir. Çünkü yardım nafakasının amacı bu durumlar gerçekleştiğinden ortadan kalkmış olacaktır.

Tüm nafakalarda ölüm halinde nafaka kendiliğinden sona erer. Mirasçılar nafakayı almaya devam edemez. Ölüm dışında nafakayı kaldıran bir neden ortaya çıktığında mahkemeye durum bildirilerek nafakanın kaldırılması talep edilmelidir.

  • Nafaka Neye Göre Belirlenir?

Nafaka belirlenirken öncelikle tarafların maddi durumu, içinde bulundukları sosyal çevre ve boşanma sonucunda hayat standartlarının ne derecede düşeceği göz önünde bulundurulur. Nafaka verilecek olan taraf gerçek anlamda bir yoksulluk yaşamayacak olsa da sosyal çevresine göre ciddi bir maddi kayıp yaşayacaksa da nafaka alabilir.

Yoksulluk nafakasında diğer nafakalardan farklı olarak kusur da dikkate alınır. Yoksulluk nafakası miktarı belirlenirken tarafların kusur oranı göz önünde bulundurulur ve diğer kriterlerle birlikte miktarı etkileyen unsurlardan biri de budur. Yoksulluk nafakası isteyen taraf karşı taraftan daha az kusurlu ya da karşı tarafla aynı ordan kusurlu olmalıdı

  • Nafaka Ödenmezse Ne Olur?

Nafakanın ödenmemesi ya da geç ödenmesi sık karşılaşılan bir hukuki sorundur. Elbette bu duruma karşı çözüm yolları mevcuttur. Nafaka ödenmezse icra takibi yapılarak nafaka bedeli elde edilebilir. Nafaka alacakları icra takibinde 1. sırada yer alır, bu yüzden kişinin malları üzerinde başka hacizler olsa da öncelikle nafaka alacaklısı alacağını alır. Bu sayede nafaka ödemekten kurtulmanın önüne geçilmek istenmiştir. Ancak mal haczi uzun bir süreç olabilir. Mallara haciz konulması, malların satışı ve sonunda buradan elde edilen paranın nafaka alacaklısına verilmesi ile süreç sonlanır. Bu sebepten ötürü mal haczi yerine maaş haczi tercih edilebilir.

Nafaka alacağı nedeniyle icra takibi hususundaki bir diğer husus maaş üzerine haciz koydurmakla ilgilidir. Normalde kişinin maaşının ¼’üne haciz koyulabilir. Ancak nafaka söz konusu olduğunda maaşın tamamına haciz koydurmak ve alacağı buradan karşılamak mümkündür. Yani nafaka alacağını hızlı bir şekilde elde etmek için maaşa haciz koydurmak tercih edilen bir yöntemdir.

Nafaka ödenmemesi halinde icra takibi yaparak mal veya maaş haczi ile alacağı elde etmek için bir avukat ile çalışılması önerilir. İcra takibi işlemi teknik bilgi gerektiren ve detaylı bir işlemdir. Bu nedenle avukat olmadan bu işlemin yapılması halinde hak kayıpları ortaya çıkabilir.

  • Nafaka Davasında Zamanaşımı 

Nafaka davasında zamanaşımı konusu nafaka çeşitlerine göre değişiklik göstermektedir. Tedbir nafakası boşanma davası sırasında gündeme gelen bir nafaka türü olduğundan zamanaşımına tabi değildir. İştirak nafakası ise boşanma kararının ardından herhangi bir zamanaşımı süresine bağlı olmaksızın talep edilebilir. Yardım nafakasında da zamanaşımı süresi bulunmamaktadır.

Zamanaşımı konusunda önem arz eden nafaka türü yoksulluk nafakasıdır. Yoksulluk nafakası için nafaka davası boşanma kararının verilmesinden itibaren 1 yıl içerisinde açılmalıdır. 1 yıl geçerse artık yoksulluk nafakası talep etmek mümkün olmayacaktır.

Nafaka alacaklarını talep etmek içinse genel kural olan 10 yıllık süre uygulanır. Nafaka alacağı bulunan kişi muhatabından bunu 10 yıl içinde icra yoluyla talep etmelidir. 10 yıl geçmesiyle alacak hakkı da düşmüş olur.

Nafaka konusunda birçok farklı süre ortaya çıkabilmektedir. Bu nedenle bir hukuk bürosuyla çalışmak sürelerin kaçırılmasını ve mağduriyetlerin ortaya çıkmasını engelleyebilir.

  • Nafaka Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme

Nafaka davasında görevli mahkeme Aile Mahkemesi’dir. Aile Mahkemesi ihtisas mahkemesi olduğundan her yerde kurulmamıştır. Bu mahkemenin olmadığı yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesi ihtisas mahkemesi sıfatıyla görevli mahkeme haline gelir. Nafaka davalarında yetkili mahkeme ise taraflardan birinin yerleşim yeridir. Yani davayı açan kişi kendi yerleşim yeri ya da karşı tarafın yerleşim yerindeki Aile Mahkemesi’nde nafaka davası açabilir.

  • Nafaka Artırım Davası

Kişilerin maddi durumundaki değişiklikler ya da ekonomideki genel değişiklikler nafaka miktarının yetersiz hale gelmesine neden olabilir. Böyle bir durumda nafaka alan taraf nafaka artırım davası açarak mahkemeden nafaka miktarının artırılmasını talep edebilir. Bu davada neden artırım yapılması gerektiği iyi şekilde ispat edilmelidir.

Nafaka artırım davası birçok unsur barındıran karışık bir dava türüdür. Bu sebeple fazla detaylı olarak bu yazı içerisinde işlemek mümkün değildir. Nafaka artırım davası açmak isteyen kişilerin bir avukattan danışmanlık hizmeti alması tavsiye edilir.

  • Nafaka Davası Sürecinde Avukatın Önemi

Nafaka davaları, yardım nafakası dışında, boşanma süreci ile iç içe işleyen süreçlerdir. Bu nedenle hem boşanma davasında hem de sonrasında açılacak olan nafaka davasında bir avukat ile çalışılması önerilir. Avukatlar hangi nafaka türlerinin ne miktarda talep edilebileceği konusunda yol gösterebilir ve nafaka davasını kazanmak için gerekli delilleri mahkemeye sunabilir. Boşanma davası ve nafaka davası yapısı gereğince oldukça karmaşık hale gelebilmektedir. Hukukçu olmayan kişilerin de bu karmaşık davaları hatasız yürütmesi kolay olmamaktadır.

Yapılan hatalar da hem davanın uzamasına hem de davanın kaybedilmesine neden olabilmektedir. Nafaka ve boşanma konusunda deneyimli bir hukuk bürosu ile çalışarak bu olumsuzluklar engellenebilir. Mıhcı Hukuk Bürosu olarak boşanma davası ve nafaka davasında müvekkillerimizin haklarını elde edebilmeleri için gerekli tüm işlemleri titizlikle gerçekleştiriyoruz.

  • Nafaka Davası Avukatlık Ücreti

Avukatlık ücretleri birçok nedenle değişkenlik göstermektedir. Avukatın çalıştığı şehir, ücret politikası ve davanın niteliği ücretin belirlenmesindeki temel unsurlardır. Bu sebeple net bir avukatlık ücretinden bahsetmek doğru olmayacaktır. Nafaka davasında avukatlık ücreti konusunda net bilgi alabilmek için hukuk büroları ile görüşülmesi gerekmektedir.

Avukatlık ücretleri konusunda fikir almak için baro tarafından belirlenen asgari ücret tarifesi ve tavsiye edilen fiyat tarifesine bakılabilir. Avukatlar ücretlerini serbestçe belirlese de baronun asgari tarifesinin aşağısında bir ücrete çalışamaz ya da ücretsiz olarak vekalet alamaz.

  • Nafaka Davası Dilekçesi Nasıl Yazılır?

Nafaka davası, diğer tüm davalar gibi, dava dilekçesini mahkemeye vererek açılır. Dava dilekçesi oldukça önemlidir. Çünkü neyin neden talep edildiği ve bunu kanıtlayan hususlar dilekçe üzerinde gösterilir. Nafaka davası dilekçesinin bir avukat tarafından hazırlanması davanın olumlu sonuçlanması açısından önemlidir. Böylece dilekçede teknik hatalar yapılmaz ve dava hakkaniyete aykırı bir yöne gitmez.

Nafaka davası dilekçesinde davacı ve davalının kişisel bilgileri ile adresleri, dava konusu, dava hakkında açıklamalar, deliller, hukuki dayanak ve mahkemeden istemler kısımları yer alır. Dilekçe davacı ya da varsa avukatı tarafından tarih atılarak imzalanmalıdır. Ayrıca dilekçenin başına gönderildiği mahkemenin adı yazılmalıdır.

Toplam Puan

Hakkında admin

BU YAZILARI DA MUTLAKA OKUYUN -----------------------------------------------------

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir