Cumartesi, Temmuz 13, 2024
Ana Sayfa Blog

Kolesterol Nasıl Düşürülür? 10 Doğal Yöntem

0

Kolesterol karaciğerde sentezlenmektedir ve birçok önemli role sahiptir. Kolesterol hücre çeperinin esnek kalmasını sağlar ve bazı hormonların sentezinde görev alır.

Vücuttaki diğer maddeler gibi, yüksek kolesterol veya yanlış bölgelerde bulunan kolesterol sağlık sorunlarına yol açabilir.

Diğer yağlar gibi kolesterol de suda çözünmez. Bunun yerine kolesterolün vücutta taşınımı yağ ve yağda çözünen vitaminler için de benzer bir görev üstlenen lipoproteinler tarafından yapılmaktadır.

Lipoprotein çeşitlerinin vücuda farklı etkileri bulunmaktadır. Örneğin, düşük yoğunluklu lipoprotein (LDL) fazlalığı kolesterolün damar duvarında birikip damar tıkanıklığı, inme, kalp krizi ve böbrek yetmezliği gibi sorunlara yol açabilir.

Bunun aksine, yüksek yoğunluklu lipoprotein (HDL) kolesterolün damarlardan taşınmasını sağlar ve bu hastalıklara yakalanma riskini azaltır.

Sizin için hazırladığımız yazımızda iyi kolesterolü (HDL) yükseltip kötü kolesterolü (LDL) azaltmanın 10 doğal yolundan bahsedeceğiz.

Kolesterol Nasıl Düşer? Beslenme Tarzı ve Kolesterol İlişkisi
Karaciğer vücuda gereken miktarda kolesterol üretmektedir ve kolesterolü çok düşük yoğunluklu lipoprotein (VLDL) vasıtasıyla taşımaktadır.

VLDL taşıdığı yağı hücrelere aktardığında kolesterolü gereken yerlere taşıyan düşük yoğunluklu lipoprotein’e (HDL) dönüşmektedir.

Ayrıca, karaciğer kullanılmamış kolesterolü geri getirmekle sorumlu yüksek yoğunluklu lipoprotein (HDL) sentezi de yapmaktadır. Bu işleme “ters kolesterol taşınımı” denmektedir ve vücudu damar tıkanmalarına, kalp hastalıklarına karşı korumaktadır. LDL ve VLDL başta olmak üzere bazı lipoproteinler oksidasyon sonucu serbest radikeller tarafından zarar görmeye yatkındır. Okside LDL ve VLDL kalp için oldukça zararlıdır.

Gıda firmaları ürünlerini düşük kolesterollü olarak pazarlasa da besinlerden alınan kolesterolün kanda bulunan kolesterol miktarı üzerinde büyük bir etkisi yoktur.

Bunun nedeni, karaciğerin tükettiğiniz gıda miktarına göre kolesterol üretmesidir. Tükettiğiniz gıdalardan aldığınız kolesterol miktarı yüksekse karaciğer daha az kolesterol üretmektedir.

Yapılan bir araştırmada 45 yetişkin arasından seçilen bireyler günde iki yumurta tüketerek gıdalardan alınan kolesterol miktarını artırmıştır. Araştırma sonucunda, yüksek kolesterollü beslenen katılımcıların kolesterol ve lipoprotein düzeylerinde bir farklılık görülmemiştir.

Gıdalardan alınan kolesterolün büyük bir etkisi olmasa da, tükettiğiniz farklı besinler, genetik, sigara kullanımı ve hareketsiz bir yaşam bu etkiyi artırabilir.

Bunun aksine, sizin için derlediğimiz 10 doğal yöntemle HDL seviyesini artırıp kanda bulunan kötü kolesterol (LDL) miktarını düşürebilirsiniz.

1. Mono-doymamış Yağ Tüketin

Doymuş yağların aksine, doymamış yağlar en az iki çift bağ bulundurmaları nedeniyle vücutta farklı şekilde kullanılır. Mono-doymamış yağlarda sadece tek çift bağ bulunur.

Bazı uzmanlar kilo kaybı için yağ tüketiminin kısıtlanmasını önerse de 10 kişi üzerinde 6 hafta boyunca yapılan bir inceleme düşük yağ tüketiminin LDL (kötü kolesterol) miktarını azaltmakla birlikte HDL (iyi kolesterol) seviyesini de düşürdüğünü göstermiştir.

Bunun aksine, mono-doymamış yağ bakımından zengin bir beslenme tarzı LDL miktarını düşürürken kandaki HDL miktarını kontrol belirli bir düzeyde tutar.

Yüksek tansiyon sahibi 24 yetişkin üzerinde yapılan araştırma sonucunda mono-doymamış yağ bakımından zengin bir beslenme biçiminin HDL seviyesini %12 artırdığı ortaya çıkmıştır.

Mono-doymamış yağlar damar tıkanıklığının sebebi olan lipoprotein oksidasyonunu da engellemektedir. 26 bireyin katıldığı bir araştırma çoklu doymamış yağ yerine mono-doymamış yağ tüketmenin oksidasyonu azalttığını ortaya koymuşt.

Mono-doymamış yağlar LDL kolesterol seviyesini düşürüp oksidasyonu azaltması nedeniyle oldukça sağlıklıdı.

Mono-doymamış yağ kaynakları:

Zeytin ve zeytinyağı
Kanola yağı
Badem, ceviz, pikan cevizi, fındık, kaju
Avokado
ÖZET
Zeytinyağı, kanola yağı, kabuklu yemişler ve avokadoda bulunan mono-doymamış yağlar kötü kolesterolü (LDL) düşürüp iyi kolesterolü (HDL) yükseltir ve damar tıkanmasına sebep olan oksidasyonu azaltır.

2. Omega-3 Gibi Çoklu Doymamış Yağları Tüketin

Çoklu doymamış yağlar en az iki çift bağ bulundurmaları nedeniyle vücutta farklı şekilde kullanılır. Araştırmalar çoklu doymamış yağ tüketiminin LDL’yi ve kalp hastalığı riskini azalttığını göstermektedir.

115 yetişkin üzerinde yapılan bir araştırmada katılımcılar sekiz hafta boyunca doymuş yağ yerine çoklu doymamış yağ tüketmiştir. Sekiz hafta sonunda LDL kolesterol seviyesi %10 düşmüştür.

13,614 katılımcının olduğu başka bir araştırmada bireyler doymuş yağ yerine günlük kalori ihtiyaçlarının %15’ine denk gelecek miktarda çoklu doymamış yağ tüketmiştir ve değişim sonucunda koroner arter hastalıklarına yakalanma riskleri neredeyse %20 azalmıştır.

Çoklu doymamış yağ tüketimi metabolik sendrom ve tip 2 diyabet hastalıklarına yakalanma riskini de azaltmaktadır

4220 yetişkinin beslenme tarzı değişikliklerini konu alan bir çalışmada günlük kalori ihtiyaçlarının %5’ini karbonhidrat yerine çoklu doymamış yağlardan alan bireylerin kan şekeri ve açlık insülin düzeylerinin ve tip 2 diyabet riskinin düştüğü gözlemlenmiştir.

Özellikle omega-3 yağ asidi kalbe yararlı bir çoklu doymamış yağdır. Deniz ürünlerinde ve takviye balık yağında bulunur.

Omega-3 yağ asidi somon, uskumru, ringa, orkinos, beyaz ton balığı gibi yağlı balıklarda yüksek miktarda bulunmaktadır. Daha düşük oranlarda karides ve kabuklu deniz ürünleri de bu yağ asidini içermektedir.

Omega-3, tohumlarda ve fıstık harici kabuklu yemişlerde de bulunmaktadır.

ÖZET

Tüm çoklu doymamış yağlar kalbe yararlıdır ve diyabet riskini azaltır. Omega-3 yağ asidinin diğer çoklu doymamış yağlara göre daha fazla yararı bulunmaktadır.

3. Trans Yağdan Uzak Durun
Trans yağ “hidrojenasyon” adı verilen bir işlemle yapısı değiştirilen doymamış yağdır.

Bu işlemin amacı, nebati yağların içerdiği doymamış yağı daha stabil hâle getirmektir. Birçok margarin ve katı yağ kısmi hidrojene nebati yağ ihtiva etmektedir.

Bu işlem sonucunda ortaya çıkan trans yağ doymuş olmasa da oda sıcaklığında katı hâldedir. Doymamış sıvı yağlara göre daha kıvamlı olduğu için gıda firmalarınca krema, hamur işi ve kurabiyelerde kullanılır.

Kısmi hidrojene trans yağın vücuda zararlı yanları bulunmaktadır. Trans yağ kolesterol ve LDL miktarını artırırken “iyi kolesterol” olarak görülen HDL seviyesini %20 azaltmaktadır.

Küresel sağlık verileri üzerinde yapılan bir çalışma trans yağın kalp hastalıkları sebepli ölümlerin %8’inden sorumlu olduğunu göstermektedir. Başka bir araştırmaysa New York’ta yürürlüğe konulan trans yağ yasağının kalp hastalıkları sebepli ölümleri %4,5 oranında düşüreceğini ortaya koymuştur.

Birçok ülkede gıda firmaları ürünlerinin içerdiği trans yağ miktarını belirtmekle mükelleftir.

Ancak, ambalajda yazan her şey doğru olmayabilir çünkü bir üründeki porsiyon başına düşen trans yağ oranı 0.5 gramdan azsa firmalar bu miktarı göstermek zorunda değil. Kısacası, ambalajında “trans yağ içermez” yazan bir üründe bile trans yağ bulunabilir.

Bu durumdan kaçınmak istiyorsanız ürünün içerik listesini okumanız gerekmektedir. İçerik listesinde “kısmi hidrojene nebati yağ” bulunan ürünler trans yağ içermektedir ve bu ürünlerden uzak durulması tavsiye edilir.

ÖZET

Gıda firmaları ürünlerin ambalajına “trans yağ içermez” yazsa bile içerik listesinde kısmi hidrojene nebati yağ bulunan bir ürün trans yağ içermektedir.

4. Çözünebilir Lif Tüketin
Çözünebilir lifler suda çözünebilen ve insanlarca hazmedilemeyen bitki kısımlarıdır.

Ancak, bağırsak florasında yaşayan yararlı bakteriler bu lifi sindirebilmektedir hatta besin olarak bu liften yararlanmaktadır. Probiyotik olarak da adlandırılan bu yararlı bakteriler zararlı lipoprotein, LDL ve VLDL seviyesini düşürmektedir.

12 hafta boyunca günde 3 gram çözünebilir lif takviyesi alan 30 kişi üzerinde yapılan bir araştırma, katılımcıların LDL seviyelerinin %18 yükseldiğini ortaya koymuştur.

Besin takviyeli mısır gevrekleri üzerinde yapılan başka bir araştırmaysa pektinden elde edilen çözünebilir liflerin LDL’yi %4, karnıyarık otundan elde edilen çözünebilir liflerinse %6 oranında düşürdüğü gözlemlenmiştir. Çözünebilir lif statin ilaçlarının etkisini de artırmaktadır.

68 yetişkinin katıldığı ve 12 hafta süren bir araştırmada günlük 10 miligram lipit düşürücü ilaç kullanan bireylerin beslenmesine 15 gram lif takviyesi eklenmiştir. Bu durumun lif takviyesi olmaksızın 20 miligram statin tüketiminden daha fazla etki yarattığı görülmüştür.

Çözünebilir lif hastalık riskini azaltmaktadır. Bu konudaki araştırmalar üzerine yapılan bir inceleme yüksek çözünebilir ve suda çözünmeyen lif tüketiminin ölüm riskini neredeyse %15 azalttığını göstermektedir.

350,000 kişinin beslenme alışkanlıkları üzerine yapılan başka bir araştırmaysa lif ihtiyacını tahıl ve gevreklerden karşılayan bireylerin 14 yıl süren araştırma boyunca %15-20 daha düşük ölüm riskine sahip olduklarını ortaya koymuştur.

En zengin çözünebilir lif kaynakları fasulye, bezelye, mercimek, meyve, yulaf ve tam tahıllardır. Lif takviyesi de güvenli ve ucuz bir yöntemdir.

ÖZET
Çözünebilir lif bağırsak florasındaki yararlı bakterileri besler, vücutta biriken kolesterolü temizler, LDL ve VLDL seviyelerini düşürür. Fasulye, bezelye, mercimek, meyve, karnıyarık otu ve yulaf gibi tam tahıllarda yüksek miktarda bulunur.

5. Egzersiz Yapın
Egzersiz kalp sağlığına birebirdir. Fiziksel sağlığınıza yarar sağlayıp obeziteyi önlemekle birlikte LDL’yi düşürüp iyi kolesterolü (HDL) artırır.

20 obez kadın üzerinde yapılan bir araştırma, 12 haftalık aerobik egzersiz ve direnç egzersizi programının oksidize LDL miktarını düşürdüğünü göstermektedir.

Katılımcılar haftada üç defa 15’er dakika boyunca yürüyüş, çeşitli aerobik hareketler, direnç egzersizi ve düşük tempolu dans gibi aktivitelerde bulunmuştur.

Yürüyüş gibi düşük tempolu egzersizler bile HDL miktarını artırmaktadır. Egzersizin süre ve yoğunluğunun artması yararlarını da artırmaktadır.

İncelenen 13 araştırmaya göre haftada beş gün 30 dakika egzersiz yapmak kolesterol oranlarını dengeleyip kalp hastalıklarına yakalanma riskini azaltmaktadır.

Aerobik egzersizlerin kalp ritmini maksimum oranın %75’ine çıkarması gerekirken direnç egzersizleri için maksimum eforun %50’si sarf edilmektedir.

Kalp ritmini maksimum değerin %85’ine çıkaran aktiviteler HDL miktarını artırıp LDL miktarını düşürmektedir. Egzersizin süresi ne kadar uzunsa yararları da bir o kadar fazladır.

Orta yoğunluklu direnç egzersizleri sadece LDL seviyesini düşürürken yoğun egzersizler HDL miktarını da artırmaktadır. Tekrar sayısını artırmak yararları da artırmaktadır.

ÖZET
Her türlü egzersiz kolesterol oranlarını dengelemekte ve kalp sağlığına iyi gelmektedir. Egzersizler ne kadar uzun ve yoğun olursa yararları da o kadar fazla olmaktadır.

6. Kilo Verin
Kişinin beslenme biçimi vücudun kolesterol emilim ve üretimine etki etmektedir.

Üç farklı diyeti uygulayan 90 yetişkin üzerinde yapılan ve iki yıl süren bir araştırmaya göre kilo kaybının ardından gıdalardan alınan kolesterol miktarı artmış, vücudun kolesterol üretim miktarıysa azalmıştır.

İki yıllık araştırma boyunca katılımcıların HDL seviyesi yükselirken LDL seviyesi sabit kalmıştır ve kalp hastalıklarına yakalanma riskleri azalmıştır.

14 erkek katılımcı üzerinde yapılan benzer bir araştırmadaysa kilo kaybı sonucunda LDL seviyesinin de düştüğü gözlemlenmiştir.

35 kadının katıldığı başka bir çalışma, bireylerin zayıfladıktan altı ay sonra bile kolesterol üretim miktarlarının düştüğünü ortaya koymuştur.

Kilo vermek vücuda yararlı HDL kolesterolü artırırken zararlı LDL kolesterolü düşürmektedir.

ÖZET
Kilo kaybı karaciğerde üretilen kolesterol miktarını düşürerek vücuttaki kolesterol miktarını azaltmaktadır. Ayrıca, zayıflayarak vücudunuzda bulunan HDL ve LDL miktarını değiştirebilirsiniz.

7. Sigara Kullanmayın
Sigara kullanımı kalp hastalıkları riskini farklı yollardan artırmaktadır. Bunlardan biri de vücudun kolesterol dengesini bozmaktır.

Sigara kullanan bireylerin bağışıklık sistemi hücreleri kolesterolü damar duvarından karaciğere geri taşıyamamaktadır. Bu sorunun kaynağı nikotinden daha çok sigaranın içerdiği katrandır.

Görevlerini yerine getiremeyen bu hücreler damar tıkanıklığına sebep olabilir.

Asya-Pasifik bölgesinde yaşayan binlerce birey üzerinde yapılan kapsamlı bir araştırma sigara kullanımının HDL seviyesinde düşüşe ve kolesterolde artışa sebep olduğunu ortaya koymuştur.

Neyse ki sigarayı bırakmak bu zararlı etkileri ortadan kaldırmaktadır.

ÖZET
Sigara kullanımı zararlı lipoprotein miktarını artırır, HDL kolesterolü düşürür ve kolesterolün karaciğere geri gönderimini engeller. Sigarayı bırakmak bu etkileri ortadan kaldırmaktadır.

8. Alkolde Aşırıya Kaçmayın
Kararında alkol tüketimi, içkilerde bulunan etanol sayesinde HDL seviyesini artırıp kalp hastalığı riskini azaltmaktadır.

18 yetişkin kadın üzerinde yapılan bir araştırma, beyaz şarap tüketerek günlük 24 gram alkol almanın HDL seviyesini aynı miktarda üzüm suyuna göre %5 artırdığını ortaya koymuştur.

Alkol kanda ve damar duvarında bulunan kolesterolün karaciğere geri taşınmasını sağlayan ters kolesterol taşınımını da iyileştirmektedir. Bu durum damar tıkanıklığı ve kalp hastalığı riskini azaltmaktadır.

Aşırıya kaçmadan alkol tüketmek kalp hastalığı riskini azaltırken çok fazla alkol karaciğere zarar verir ve bağımlılık riskini artırır. Önerilen günlük tüketim miktarı erkekler için iki, kadınlar için bir içkidir.

ÖZET
Günde 1-2 içki HDL kolesterol seviyesini artırıp damar tıkanıklığı riskini azaltsa da yoğun alkol tüketimi kalp hastalığı ve karaciğer zararı riskini artırmaktadır.

9. Bitkisel Sterol ve Stanol Kullanın
Birçok takviye besin kolesterol konusunda ümit vadetmektedir.

Sterol ve stanol kolesterolün bitkisel eşdeğeridir. Kolesterole benzedikleri için vücut tarafından aynı şekilde emilirler

Ancak, kimyasal yapıları insanlardaki kolesterolden farklı olduğu için damar tıkanıklığına bir yararları dokunmamaktadır.

Bunun yerine, vücut tarafından üretilen kolesterolle rekabete girerek kolesterol miktarını azaltmaktadırlar. Sterol emilimi gerçekleştiğinde kolesterol emilimi durmaktadır.

Bitkisel yağlarda ve tereyağı alternatiflerinde az miktarda stanol ve sterol bulunmaktadır.

60 katılımcı üzerinde yapılan bir araştırma bir gram stanol içeren yoğurt tüketiminin LDL seviyesini %15 düşürdüğünü göstermektedir. Başka bir araştırmadaysa bu oran %20 olarak bulunmuştur.

Bu yararlara rağmen stanol ve sterolün kalp hastalığı riskini azalttığı kanıtlanmamıştır. Yoğun stanol ve sterol içeren takviye besinler üzerinde henüz yeteri kadar araştırma yapılmamıştır.

ÖZET
Stanol ve sterol bitkisel yağlarda ve margarinlerde bulunmaktadır. Bu maddeler kolesterol emilimini düşürmekte ve LDL miktarını %20’ye kadar azaltmaktadır. Kalp hastalıklarına olan yararları kanıtlanmamıştır.

10. Takviye Besinler Kullanın
Balık yağı ve çözünebilir lif tüketiminin kolesterolü kontrol altına aldığına ve kalp sağlığını koruduğuna dair kanıtlar bulunmaktadır. Koenzim Q10 isimli başka bir takviye besinin de kolesterol konusunda yararları bilinmesine karşın uzun süreli etkileri üzerinde yeteri kadar araştırma yapılmamıştır.

Balık Yağı
Balık yağı dokosaheksaenoik asit (DHA) ve eykosapentenoik asit (EPA) gibi omega-3 yağ asitleri bakımından zengindir.

42 yetişkinin katıldığı bir araştırma günlük 4 gram balık yağı takviyesinin kanda taşınan yağ miktarını düşürdüğünü göstermektedir. Başka bir araştırmaysa günlük 6 gram balık yağı tüketiminin HDL seviyesini artırdığını öne sürmüştür.

15,000 bireyin katıldığı bir çalışmaysa omega-3 yağ asitlerinin kalp krizi riskini azalttığını ve ömür beklentisini artırdığını göstermiştir.

Psyllium (Karnıyarık Otu)
Psyllium (Karnıyarık otu) takviye olarak kullanılabilen bir tür çözünebilir liftir.

33 yetişkin üzerinde dört hafta boyunca yapılan bir inceleme, 8 gram psyllium içeren kurabiye tüketiminin kolesterol ve LDL seviyelerini neredeyse %10 azalttığını göstermektedir.

Günde iki defa 5 gram psyllium takviyesininse LDL ve kolesterol seviyelerini 26 hafta boyunca %5 düşürdüğü gözlemlenmiştir.

Koenzim Q10
Koenzim Q10 hücrelerin enerji üretmesini sağlayan bir tüm kimyasaldır. Vitamine benzer yönleri olsa da vücut bu maddeyi sentezleyebildiği için Q10 yetmezliği gibi bir durum oluşmamaktadır.

Koenzim Q10 takviyesinin bazı durumlarda sağlığa yararı vardır.

Koenzim Q10 takviyesi alan 409 kişi üzerinde yapılan incelemeler Q10’un kolesterolü düşürdüğünü ancak HDL ve LDL seviyelerine etkisinin olmadığını göstermiştir.

Koenzim Q10 takviyesi kalp yetmezliği tedavisinde kullanılsa da kalp yetmezliği ve kalp krizinin önlenmesindeki rolü kesinleşmiş değildir.

ÖZET
Balık yağı ve çözünebilir lif takviyesi kolesterolü düzenler ve kalp hastalıkları riskini azaltır. Koenzim Q10 takviyesi kolesterol seviyesini düşürse de kalp hastalıkları üzerinde olan etkisi henüz kesin değildir.

Son Söz
Kolesterolün birçok görevi olsa da kontrolden çıktığında damar tıkanıklığına ve kalp hastalıklarına yol açabilmektedir.

Düşük yoğunluklu lipoprotein (LDL) serbest radikal zararına yatkındır ve kalp hastalıklarının en büyük sebeplerinden biridir. Bunun aksine, yüksek yoğunluklu lipoprotein (HDL) kolesterolü damar duvarlarından karaciğere geri taşıyarak vücudu kalp hastalıklarına karşı korumaktadır.

Kolesterol seviyeniz dengede değilse ilk yapmanız gereken şey hayat tarzınızı değiştirmek olmalıdır.

Doymamış yağlar, çözünebilir lifler, sterol ve stanol gibi bitkisel maddeler HDL’yi artırıp LDL’yi düşürmektedir. Egzersiz ve kilo kaybı da böyle durumlarda yardımcı olmaktadır.

Trans yağ tüketimi ve sigara kullanımı oldukça zararlıdır ve tamamen bırakılmalıdır.

Kolesterol seviyeniz konusunda endişeleriniz varsa bir doktora danışmanız yararınıza olacaktır.

 

Seo uyumlu makale nasıl yazılır teknikleri nelerdir?

0

Seo uyumlu makale nasıl yazılır teknikleri nelerdir?

Seo uyumlu makale yazmak, yada yazılmış olan bir makaleyi seo uyumlu hale getirmek, seo için son derece önemli olduğu gibi arama sonuçlarındaki sıralamanızı da etkilemektedir.

  • Seo Uyumlu Makale Yazmak Ne Demektir?
  • Seo uyumlu makale nasıl yazılır?
  • Yoast Seo ile Seo Uyumlu Makale Yazmak
  • Yoast Seo Meta Kutusu Nasıl Kullanılır?

Seo Uyumlu Makale Yazmak Ne Demektir?

Bildiğiniz gibi Seo konusunda kabul görmüş bazı temel kriterler bulunmaktadır. Bu kriterlerin uygulanması sizi sıralamalarda bir adım ileriye götürecektir. Bu kriterlerin detaylı kullanım ve değerlendirmelerini Onpage seo nedir onpage seo teknikleri nelerdir? konulu makalemde belirtmiştim.

Seo uyumlu makale nasıl yazılır?

Seo uyumlu makale yazmak için tüm kriterleri akılda tutmaya gerek yok aslında. Zamanla zaten hepsini ister istemez ezberliyorsunuz ki buda hiç gerekli değil.

WordPress’te sizin yerinize makale yazarken tüm bu kriterleri kontrol eden ve uyumlu olup olmadığını size bildiren Seo eklentileri mevcut.  Bu eklentilerden en popüler olanının kullanımı ve ayarları hakkındaki bir önceki makalem olan Yoast Seo ayarları detaylı anlatım kılavuzu‘na bakabilirsiniz.

https://youtu.be/RXr3qRL8kQk

Yoast Seo ile Seo Uyumlu Makale Yazmak

Her yeni makale yada sayfa oluşturduğunuzda yazım ekranının alt kısmında Yoast Seo Meta kutusunu göreceksiniz. Bu meta kutusu bizim için tüm kriterleri kontrol edecek. Bunun kullanımı aslında çok basittir.

seo uyumlu makale yoast seo yazı seo

Yoast Seo Meta Kutusu Nasıl Kullanılır?

[su_divider top=”no” divider_color=”#dedede” size=”5″][/su_divider]

Makalemizi yazdıktan sonra, seo uyumlu hale getirmek için öncelikli olarak yapmamız gereken anahtar kelimemizi belirlemek. Anahtar kelimemizi belirledikten sonra Odak anahtar Kelime bölümüne kelimeyi yazıyoruz.

Kod Parçacığını Düzenle butonuna bastığımızda aşağıdaki bölümler belirecektir.

  • Seo Başlığı :  Yazdığımız yazının başlığı
  • Kısa İsim : Yazı başlığının link yapısı
  • Meta Açıklaması : Bu kısım çok önemlidir. Yazıyla ilgili özet niteliğinde olan bölümdür. Bu kısma özet yazarken mutlaka anahtar kelimeniz ile başlamalı.

İçerik Analizi Bölümü

Bu bölümde yazınızın seo uyumlu olması için gerekli olan tüm kriterler bulunmaktadır. Doğru yaptığınız her kriterin başındaki ikon yeşil renk alacaktır. Burada önemli olan tüm kriterleri yerine getirmeye çalışmanızdır.

Bu bölümdeki en önemli kriterleri açıklayalım

Resimlere alt ve title etiketi ekleyin

Resimlerin alt ve title etiketlerinin olması çok önemlidir. Bu yüzden yazınıza eklediğiniz resimlere alt ve title etiketi eklemek için resim ayarlarına (resmin üstüne tıklayın kalem işaretine tıklayın) girerek alttaki gibi hem alt hem de title kısımlarını doldurup kaydetmeniz gerekmektedir.

 

Anahtar kelimeyi başlık etiketleri içerisinde kullanın

Anahtar kelimenizi yazı içerisinde mutlaka h2,h3 başlık etiketlerinin içerisinde kullanın.

Yazı başlığında ve URL’de anahtar kelime

Yazınızın başlığının anahtar kelime ile başlaması gerekmektedir.Aynı şekilde URL yapısı da anahtar kelime ile başlamalıdır. URL içerisindeki harf ve rakam dışındaki karakterleri çıkartmalısınız.

seo uyumlu makale yazı başlığında anahtar kelime

Meta Açıklama kısmında anahtar kelime

Meta açıklama kısmı mutlaka anahtar kelime ile başlamalı.Ve 160 karakteri geçmemeli.

seo uyumlu makale meta açıklama yazısı

Yazı uzunluğu

Yazdığınız makale en az 300 kelime olmalıdır. Daha uzun olması size avantaj sağlayacaktır. Uzunluk konusunda sınır yoktur. Dilediğiniz kadar yazabilirsiniz.

Dahili Ve Harici Linkler

Makalenizin içerisinde mutlaka sitenizdeki diğer konulardan birine yada otoriter olan farklı bir web sitesine bağlantı verin.

Örneğin: wordpress kelimesi varsa yazınızda wordpress.com’a link verebilirsiniz.

Anahtar Kelime Kullanımı

Anahtar kelimenizi yazınızın ilk paragrafında, ortasında ve son paragrafında kullanmaya özen gösterin. Dilerseniz anahtar kelimenizi kalın,italik yada altı çizili belirtebilirsiniz.

Temel itibariyle yazınızı seo uyumlu hale getirecek kriterler bunlardır. bunların yanında yazınızın özgün ve kaliteli olması, resim ve videolarla süslenmiş olması da size avantaj sağlayacaktır.

59 adımda iyi bir blog sahibi nasıl olunur?

0
İyi bir blog sahibi olmak sandığınız kadar zor bir durum değildir. Sadece belirli kriterleri yerine getirmeli, sabırlı olmalı ve araştırma yapmalısınız. Aşağıda vereceğim ipucları sayesinde siz de gerçek anlamda otoriter bir blog sahibi olabilirsiniz.

Bir blog açmaya karar verdiğinizde ilk bakışta her şey basit görünür. Öyle ki işin ne kadar derinine inerseniz, o kadar karmaşıklaşır. Blogcular, tasarım, içerik oluşturma, SEO, sunucu, güvenlik gibi bazı temel ihtiyaçları azda olsa bilmek zorunda ya da öğrenmek zorunda.

Bu makalede sizlere blog yazarı olmak için uygulayabileceğiniz basit adımlardan bahsedeceğim. İyi bir blog sahibi ve yazarı olmak için biraz çaba sarfetmek gerekiyor. Öyle ki etrafınızda yüzbinlerce amacı sadece para kazanmak olan bloglar görebilirsiniz.

Bu işe para için girmek istiyorsanız makalenin devamını okumanıza hiç gerek yok aslında. Çünkü siz tarlayı ekmeden, ürün elde edemezsiniz. İyi bir ürün elde etmek için de iyi bir emek harcamalısınız. Eğer ki henüz blog sahibi olmayan arkadaşlar varsa, ‘blog nasıl açılır‘ rehberine göz atabilirler

Yararlı bir içerik hazırlamak, başarılı bir blog veya web sitesinin belkemiğini oluşturur.

1- Fikir Üretin

Herhangi bir şey yazmadan önce bir blog yazma stratejiniz olmalı. Önce okuyucu geribildirimini, sektörünüzün yaşadığı bir problemi veya kitlenizin ilgilendiği bir şeyi düşünün. Konuyla ilgili söylenenleri görmek için araştırma yapın.

2- İyi Bir Makale Için Uzun Uzun Yazın

Uzun vadede, uzun makaleler her zaman kazanır. Araştırmalar, uzun ve detaylı yazılmış makalelerin Google’da ve sosyal paylaşımlarda daha iyi performans verdiğini gösteriyor ve bir konuyu gerçekten insanların anlamalarına yardımcı olacak kadar ayrıntılı olarak yazmak çok etkilidir.

3- Her Zaman Resim Kullanın

Resim ya da videoları küçümsemeyin. Makaleye değer katmayan alakasız ya da kötü bir görselden daha kötü hiçbir şey yoktur. İçeriğiniz ile uyumlu olması gerekir. Blogunuz için kullanışlı olabilecek görselleri bulabileceğiniz yüzlerce web sitesi mevcut. Örn: Google Images

4- Anket Yada Küçük Sorular Kullanın

Muhtemelen BuzzFeed‘in (onedio,ofpof tarzı) yapmış olduğu paylaşımları görmüşsünüzdür. Makale içerisine küçük anketler eklemek gibi. Bu tarz elementler makalenin paylaşımını oldukça arttırmaktadır.

5- Geniş Kitlelere Ulaşın

Mevcut okuyucularınızı daha sadık kılmak yerine, daha fazla insana erişmeye odaklanın. İçeriğiniz yeni okuyucular için oluşturulmalıdır. İronik olarak bu daha fazla sadakat getirir.

6- İçeriğinizi Açıklayan Etkileyici Başlıklar Kullanın

Başlık ilk etapta ziyaretçiyi makaleyi okumaya teşvik eden en önemli unsurdur. Dolayısıyla ilgi çekici, açıklayıcı bir başlık oldukça etkilidir. Başlığınızda mümkün olduğu kadar soru türevleri, rakamlar gibi elementler kullanın.

  • WordPress eklentisi nasıl kurulur?
  • En kaliteli 10 wordpress eklentisi
7- İçeriğinizi Çeşitlendirin

Farklı içerik türleri ile denemeler yapın. Infographics, videolar, web seminerleri, çalışma sayfaları, kontrol listeleri, podcast’leri ve mülakatları deneyin.

8- İçeriğiniz Uygulanabilir Ve Ders Niteliğinde Olsun

Eğer bir eğitim makalesi yada nasıl yapılır tarzında bir makale oluşturmuşsanız, okuyucularınıza alacakları dersleri ve yapmaları gerekenleri gösterin. Onlara verdiğiniz materyalin en iyi nasıl kullanılacağını anlatın.

9- Makaleyi En Uygun Zamanda Yayınlayın

Okuyucularınızın çoğunluğu nereden size ulaşıyor? Maksimum verim ve sonuçlar için en yoğun zamanda içeriğinizi yayınlayın. İnsanların en müsait ve rahat olduğu zamanlarda içeriklerinizi yayınlamanız içeriğin anlık okunmasını da arttıracaktır. Hafta sonları yada akşam saat 6 dan sonra gibi.

10- Makalenizde Samimi Bir Üslup Kullanın

En iyi arkadaşınızla konuşuyormuş gibi yazmak iyi bir fikirdir. Akıcı ve samimi bir yazım dili okuyucularınıza da keyif verecektir.

11- Yeni Ziyaretçilere Odaklanın

Web sitenize gelen trafiğin çoğunluğu yeni okuyucu kitlesi olmalı. Daha fazla trafik kazanmak için yeni ziyaretçilere odaklanın ve içeriklerinizi de bu yönde oluşturun.

12- Sürekli Ve Yeni Içerikler Oluşturun

Sabit içerik, sonsuza dek kalmaya devam eden içeriktir. Fakat mevcut okuyucularınız bloğunuza geldiğinde yeni bir şeyler görmek isterler.Dolayısıyla makale oluşturmayı belirli bir düzen ve aralıklarla gerçekleştirin.

13- Referans Vermekten Korkmayın

İyi bir blog yazısı, kaliteli referanslar içermesi bakımından iyi bir kompozisyon gibidir. Diğer blog yazarlarına veya araştırmaya link vermek makalenizi daha güvenilir hale getirir, okuyucularınıza yeni bilgi verir ve aynı zamanda bu web sitelerinin de önüne geçer.

14- Gerekirse Içerik Üretmek Için Yardım Alın

İçerik oluşturmada tıkandığınız zamanlarda yakın çevrenizden fikirler alabilirsiniz. Ya da yine sitenizde okuyucularınızın isteklerini belirtebileceği bir anket oluşturabilirsiniz.

15- İçeriğiniz Ve Bloğunuz Sizin Olsun

Kendinize ait bir alan adınızın hosting sağlayıcınızın olmasını öneririm, çünkü o zaman bloğunuz tamamıyla sizindir. Ücretsiz blog platformları iyi gibi görünebilir fakat MySpace gibi yarın birgün kapandığında emeklerinizn boşa gitmesi hiç de hoş olmaz.

16- Araştırın, Okuyun

Sevdiğiniz blogları, kitapları ve web sitelerini bulun ve makale yazmadan önce bunlara biraz zaman ayırın. Gerçekten doğru zihniyetin içine girmenizi sağlayacak ve aklınızda makalenizi şekillendirmenize yardımcı olacaklardır.

İçerik oluşturmak tek başına yeterli değildir. İçeriğinizi insanlara okutmak ve göstermek zorundasınız. Aslında bu, blog yazmanın en önemli bölümlerinden biridir.

17- Ücretsiz Yada Deneme Sürümü Ürünler Sunun

Bu kısımda anlatmak istediğim eğer bir ürün satıyorsanız bunu belirli bir sayı ile sınırlı olacak şekilde insanlara denemeleri için sunabilirsiniz. Bu hem bloğunuzun hem de ürününüzün tanıtım için mükemmel bir yoldur.

18- Mail Listesi Oluşturun

Mail listesi oluşturmak size herzaman anlık trafik kaynağı olacaktır. Günümüzde en etkili tanıtım yolu email marketing diyebiliriz. Sitenizde kullanıcılarınıza email bülteninize kayıt olmaları için bir form sunabilirsiniz. Bu konuda daha önce hazırlamış olduğum Mailchimp kurulumu ve kullanımına ait detaylı kılavuz ile Mailchimp for WordPress eklentisi kurulum ve kullanımı  ayrıca En iyi 6 WordPress email abonelik eklentisi makalesine bakabilirsiniz.

19- Ücretli Reklam Alabilirsiniz

Blogunuzu bir işyeri gibi düşünebilirsiniz. Ve herkes gibi, onu da tanıtmanız gerekiyor. Her ay belirli bir bütçe ile Facebook ve Google reklamlarını kullanabilirsiniz.

20- Mümkün Ise E-Book Oluşturun

Sektörünüz ile ilgili bilgi ve birikimlerinizi bir e-book haline getirip, ziyaretçilerinize sunabilirsiniz.

21- İçeriklerinizde Link Ve Kaynaklara Yer Verin

Çoğu blog yazarı başka bir içeriğe yada bloğa link vermekten korkar. Oysa ki başka sitelere, içeriklere link vermek sitenizin otoritesini daha da güçlendirir ve okuyucuya güven verir. Bu durumun sıralamalarda da olumlu etkisi vardır.

22- Misafir Yazarlık

Diğer bloglarda misafir yazarlık yaparak, hem kendinizi hem de bloğunuzu çok daha geniş kitlelere duyurabilirsiniz. Bu konuda da Misafir Yazarlık nedir? Nasıl Yapılır? Yararları Nelerdir?  ve  Backlink almak için misafir yazar olabileceğiniz bloglar nasıl bulunur?  makalelerine göz atabilirsiniz.

23- Diğer Bloglar Ile Çapraz Tanıtım Yapın

Sektörünüz ile alakalı diğer bloglar ile çapraz tanıtım yapabilirsiniz. Yani her iki blog da birbiri için küçük bir tanıtım yazısı yazabilir.

24- Sonuç Alabileceğiniz Konulara Odaklanın

Bu konuda size yol gösterecek olan en iyi kılavuz Google Analytics‘dir. Bloğunuzdaki hangi içeriklerin daha fazla okunduğunu ve hangi arama kelimeleri ile bloğunuza ziyaretçilerin geldiğini tespit ederek içeriklerinizi bu yönde oluşturabilirsiniz.

25- Diğer Bloglarda Yorum Yapın

Diğer bloglar üzerinde konu ile ilgili mantıklı yorumlar yaptığınızda blog sahibi yorumunuzu onaylayacaktır. Böylelikle hem backlink almış olacak, hemde diğer ziyaretçiler tarafından farkedileceksiniz.

26- İçeriklerinizde Mutlaka Sosyal Paylaşım Butonu Bulundurun

İnsanlar beğendikleri içerikleri başkalarıyla paylaşmayı sever. Sosyal medyanın trafik konusundaki etkisi tartışılmaz. Bu yüzden içeriklerinizde mutlaka sosyal paylaşım butonları bulunmalı. Bu konuda da WordPress için en iyi 9 sosyal paylaşım eklentisi ile WordPress için sosyal medya ağları giriş ve yorum yapma eklentileri makaleleri size yardımcı olacaktır.

Bloglama, yalnızca birkaç makale yazmanın ötesinde bir eylemdir. Dolayısıyla harekete geçmeden önce iyi bir plan,hedef ve strateji oluşturmak sizi başarıya götürecektir.

27- Yapmanız Gerekenleri Liste Halinde Sıralayın

Makale yazmadan yada herhangi bir işlem yapmadan önce neler yapmanız gerektiğine dair bir liste oluşturun.Böylece hem yapacaklarınızı belirlemiş hem de yapılıp yapılmadığını kontrol etmiş olursunuz.

28- Doğru Sektörü Seçin

Seçtiğiniz sektör ile ilgili makale yazarken keyif almalısınız. Bildiğiniz, tecrübeleriniz olan sektör seçimini çok daha doğrudur. Bilginiz olmayan sektörlerde makale yazmaya çalışmak sizi zorlayacaktır. Zira ziyaretçileriniz sorular sorduğunda da cevaplamak zor olacaktır.

29- Araştırma Yapın

Makale yazdığınız konularda ne kadar bilginiz olsa da mutlaka bilmediklerinizin de olduğunu unutmayın. Bu yüzden sürekli araştırma yapın ve makalenizi detaylandırın.

30- Anahtar Kelimelerinizi Kullanın

Blogunuz belirli bir anahtar kelime grubuna odaklanmalı ve her makale bunu desteklemelidir. Ardından kısa ve uzun kuyruklu anahtar kelimelerinizi kullanarak daha fazla trafik sağlayabilirsiniz. Ayrıca rekabet , arama sorguları ve trafik gibi önemli bilgiler için Ahrefs Nedir? En detaylı Ahrefs Kullanım Kılavuzu size yardımcı olacaktır.

31- Sondan Başlayın

Buradan kastım eğer hedefiniz para kazanmak ise para kazanmak ile ilgili makaleleri oluşturun ve yayınlayın. İşin sonundaki amacınız da zaten para kazanmak değil mi?

32- Gerçekçi Kıyaslamalar Yapın

Bloğunuzun ilk yıllarında artan trafik seviyeleri, 500-1000 e-posta abonesi, 3-4 misafir gönderisi ve uzun yazılmış içerikler hedefleyin. Daha sonraki yıllarda ise bir önceki yıla göre tüm kriterleri arttırın ve ölçümleyin.

33- Bloğunuza Işlevsellik Katın

Bloğunuza mutlaka sidebar ekleyin. Bu sidebar içerisine de dilerseniz e-mail bülteni, yeni makaleler gibi kullanıcıların ilgisini çekecek bileşenler ekleyin.

34- Zamana Bırakın

Elinizde sihirli değnek olmadığı için yeni bir bloğun gelişimini zamana bırakın ve pes etmeyin. Bloğunuz çok iyi yerlere gelse bile pes etmemelisiniz. Bloglama sonuçları zaman alır. İstikrarlı bir çalışmanın sonucu ortalama 1 yıl içerisinde meyvesini verir.

35- Kişiliğinizi Yansıtın

Blogunuza gelen ziyaretçilerin çoğunun samimiyet aradığını unutmayın. Kişiliğinizin makalelerinize yansıması ve samimi olmanız size daima kazandıracaktır.

Blogunuz tıpkı bir iş yeri gibidir. Logo, renkler, içerik, görünüm vb. kriterlerin hepsi okuyucuların aklında bir şeyler oluşturmalıdır.

36- Marka Tanımını Benimseyin

Marka sadece bir logo yada görselden ibaret değildir. Marka dediğimiz olay sizin dışarıya açılan kapınız ve görünen yüzünüzdür. Yaptığınız kaliteli işler sizin marka imajınızı oluşturacağı gibi, ziyaretçilerinizin de aklında yer edinecektir.

37- Alan Adı ( Domain ) Seçimi Çok Önemli

Çok iyi seçilmiş bir alan adı alın. Bu, blogunuz için önemli bir tanıtım aracıdır. .com uzantılı olması benim tavsiyemdir. Domain seçimi konusunda domain seçimi nasıl olmalıdır konusu size yardımcı olacaktır.

38- Domain Uzantınızı Içeren E-Posta Adresi Alın

Birçok blog yazarı hala gmail,hotmail vb ücretsiz email servislerini kullanıyor. Oysaki bu çok yanlıştır. Eğer kendinize ait bir domaininiz varsa mutlaka isminiz@domain.com şeklinde bir eposta adresi kullanmalısınız.

39- Profesyonelce Hazırlanmış Bir Logo

Ne demiştik? Markanız sizi yansıtır ve bunun en büyük kriteri de kullandığınız logodur. Logonuzun nasıl görünmesini istediğinizi dikkatle düşünün. Hayalinizde bir logo canlandırın. Eğer kendiniz yapamıyorsanız ücretli olarak profesyonelce bir logo hazırlatabilirsiniz. Sadece nasıl bir logo istediğinizi belirleyin.

40- Sektörünüzdeki Sorunları Çözebilen Bir Otorite Olmaya Çalışın

Sektör seçimindeki bilgi ve tecrübenin faydası bu noktada ortaya çıkıyor. Üst kısımda bahsettiğim gibi, ziyaretçilerinizin sorularına cevap verip çözüme kavuşturmak sizi sektörünüzde sorun çözücü olarak kılar ve bu size muazzam bir otorite sağlar.

41- İnsanlarla Iletişim Kurun

Bazı blogcular doğrudan iletişimi güven oluşturmak için iyi bir yol olarak görüyor. Bazı bloglar ise daha fazla satış oluşturmak için sosyal paylaşım sitelerini kullanıyor. İnsanlarla iletişim kurmaktan, sorularını cevaplamaktan çekinmeyin. Bunu bir sohbet gibi düşünün.

42- Hakkımda Sayfasını Unutmayın

İnsanların sizi tanıması neler yaptığınızı bilmeleri sizi samimi gösterecektir. Bloğunuzda mutlaka kendinizi tanıtan bir hakkımda sayfası bulunmalı.

Google’ın organik trafiği hala en iyi trafik şekillerinden biridir. Rekabetçidir fakat uzun vadede kazanan siz olursunuz.

43- Trafik Kaynağınızı Belirleyin

Bazı bloglar sosyal medyadan, bazıları ise arama motorlarından en fazla trafiği elde eder. Trafik kaynağınızı ölçümleyerek bu doğrultuda çalışmalar yapabilirsiniz. Elbette bu konuda benim tavsiyem doğal olan arama motorlarından gelen trafiktir. Sosyal medya trafiğini de göz ardı etmeyin. Gerçek anlamda ciddi katkılar sağlamaktadır.

44- Tek Bir Arama Motoruna Odaklanmayın

En popüler arama motoru Google olsa bile bir tek Google için odaklanmayın. Unutmayın Yandex, Bing, Ask gibi birçok arama motoru bulunmaktadır.

45- Anahtar Kelime Ve Konuyu Iyi Seçin

Anahtar kelime seçimi konusunda Anahtar kelime seçimi ve kullanımı nasıl olmalıdır? makalesini inceleyin. Ayrıca Seo kategorisinde gerekli olan tüm makaleleri de bulabilirsiniz.

46- Mutlaka Yoast Seo Eklentisini Kullanın

Yoast seo içeriklerinizin en iyi şekilde anahtar kelime bazlı optimizasyonu için kullanabileceğiniz en iyi seo aracıdır. Bu konuda daha önce hazırlamış olduğum Yoast Seo ayarları detaylı anlatım kılavuzu size oldukça fayda sağlayacaktır. Ayrıca Seo uyumlu makale nasıl yazılır teknikleri nelerdir? konusuna da bakabilirsiniz.

47- Doğal Backlinkler Oluşturun

Backlink dediğimiz olgu sitenizin gelişmesi, tanınması ve arama motorları tarafından farkedilmesinin en büyük kriterlerinden birisidir. Elbette backlink alırken bazı koşullara uymak gerekiyor. Aşağıdaki makaleler size yol gösterecektir.

  • Backlink nedir? ücretsiz backlink almanın yolları nelerdir?
  • Backlinklerin hızlı indekslenmesi için neler yapmak gerekir?
  • Backlink nasıl alınır : 2016 yılı en etkili backlink stratejileri
  • Backlink almak için misafir yazar olabileceğiniz bloglar nasıl bulunur?
  • Kırık Link Tekniği Kılavuzu : Nasıl Kaliteli Backlink Elde Edilir
  • Doğal backlink sağlamanın 4 farklı yolu
  • Profil backlink oluşturabileceğiniz 106 websitesi
  • Anchor text nedir? En Detaylı Anchor Text Kullanım Kılavuzu
48- Uzun Içerikler Daima Kazandırır

İçeriklerinizi mümkün olduğunca uzun tutmaya çalışın. Bazı araştırmalar 2000 kelime civarındaki makalelerin daha iyi performans gösterdiğini belirtiyor. Fakat burada önemli olan sırf uzun olsun diye anlamsız bir makale yazmamaktır. Okuyucularınıza istedikleri bilgileri verdiğiniz sürece kelime sayısının miktarından çok içeriğinin önemli olduğunu göreceksiniz.

49- İçerik Başlık Ve Açıklamaları Oldukça Önemlidir

Makalenizin başlığı (title) ve açıklaması (description) arama motorlarının içeriğiniz ile ilgili olarak ilk izlenimini oluşturur ve fikir verir. Dolayısıyla her makale için özgün olarak başlık ve açıklama oluşturun. Elbette bunlar içeriğiniz ile ilgili olmalıdır. Bu konuda yine Yoast Seo benim favori eklentimdir.

50- Anchor Text Kullanımı Önemli

Anchor text diğer ismi ile çapa bağlantılar sitenize baklink alırken kullandığınız metinlerdir. Bu bağlantıların yanlış kullanımı sitenizin zarar görmesine yol açabilir. Bu yüzden dikkatli olmakta fayda var. Bakınız Anchor text nedir? En Detaylı Anchor Text Kullanım Kılavuzu

51- Sayfa Hızı Artık Bir Sıralama Kriteri

Sayfa hızı ne kadar yüksek olursa ziyaretçileriniz için o kadar iyi olur. Araştırmalar ziyaretçilerin bir sayfanın açılması için 3 saniyeden fazla beklemediğini açılmayan sayfalar için siteyi terkettiğini ortaya koyuyor. Bu da sizin Hemen çıkma oranınızı yükselttiği için sıralamalarda etkileniyorsunuz.

52- Misafir Yazarlık Hala Etkili

Farklı sitelerde misafir yazarlık yaparak, daha fazla kişiye erişebilir, sitenizi tanıtabilirsiniz. Misafir yazarlık hem doğal backlink kaynağı olması açısından da çok önemlidir.

Sitenizin tasarımından tutunda kullandığınız renklere kadar bir sürü kriter ziyaretçilerinizin davranışlarını etkilemektedir.

53- İçeriğinizi Şekillendirin

İnsanlar köşe yazısı gibi düz yazı şeklinde uzun uzadıya yazıları okumayı sevmezler. Bunun yerine aralarda resim olan ve kesinlikle küçük paragraflar ile bölünmüş olan yazıları tercih ederler.

54- Mobil Uyumlu Tasarım

Günümüzde çevrimiçi işlemlerin büyük kısmının mobil cihazlardan yapıldığını düşünürsek,sitenize gelen ziyaretçilerin çoğunun da mobil cihazlardan eriştiğini görebiliriz. Bu yüzden sitenizin hatasız ve mobil uyumlu olması çok önemlidir. Bu konuda kullanabileceğiniz bazı eklentileri Sitenizi mobil uyumlu hale getirin konulu makalede belirttim.

55- Renkleri Iyi Seçin

Tasarımda kullandığınız renkler önemlidir. Çok koyu tonlar insanları rahatsız eder. Yine çok açık tonlar da okumayı güçleştirdiğinden göz yorar. Dolayısıyla renk seçiminizi iyi yapmalısınız.

56- Fontları Unutmayın

Sitenizde kullandığınız font boyutlar ortalama seviyede olmalıdır. Ne çok küçük ne de çok büyük olmalıdır. Kolay okunabilen renkte ve yazı tipinde olması avantajlıdır.

57- Site Hızı Için Cache Eklentisi Kullanın

üst kısımda (51. maddede) belirttiğim gibi site hızı oldukça önemlidir. Bu konuda kullanabileceğiniz oldukça kaliteli eklentiler bulunmaktadır.

  • En iyi wordpress cache eklentisi : Powered Cache
  • W3 total cache wordpress eklentisi kurulumu ve ayarları
58- Resimlerinizi Optimize Edin

Sitenizde kullandığınız resimler büyük boyutlu ise yüklenmeleri zaman alacağından site hızınızı da olumsuz etkileyecektir. Bu sorunu çözmek için wordpress resim optimizasyon eklentileri kullanabilirsiniz.

59- Çok Fazla Reklam Kullanmayın

Benim de çok rahatsız olduğum bir durum aslında bu. Bir siteyi gezerken aradığınız içeriğe ulaşmak için bir sürü reklamı geçip erişmek zorunda kalıyorsunuz. Ayrıca içerikte de kötü yerleştirilmiş ve sizi rahatsız eden reklamlar varsa zaten okumadan siteyi terk edersiniz. İşte durumun özeti aslında bu. Kısaca akıllı, etkili ve kimseyi rahatsız etmeyen reklam yerleşimi yapmalısınız. Aşağıda bazı faydalı eklentileri bulabilirsiniz.

Sonuç olarak yukarıda listelediğim tüm detaylar sitenizin ciddi anlamda potansiyel kazanmasına,tanınmasına ve ileriye yönelik otoriter bir site olmasına büyük katkı sağlayacaktır. Sizin de eklemek istediğiniz kriterler varsa yorum kısmından belirttiğinizde uygun ise listeye eklerim.

Ücretsiz olarak özgünlük kontrol etmek için en iyi web siteleri

0

Plagiarism yani özgünlük tam olarak nedir?

Bir öğrenci, öğretmen veya içerik yazarının her zaman ödevler, projeler ve araştırma çalışmaları vb. Gibi şeyler yazması gerekir. Google, içeriğin özgünlüğünü kontrol eder. Yazarlar çalışmalarını internet üzerinden çevrimiçi olarak sunarlar. Yani, gerçek ya da işiniz olmalı. Google’ın çalışmanızla ilgili herhangi bir telif hakkı sorunu bulduğunu varsayalım; yasadışı bir eylem olarak işaretleyecektir. İntihal akademik bir suç olarak kabul edilir.

Ücretsiz olarak özgünlük kontrol eden en iyi araçlar:

İnternette metninizi kolayca yükleyebileceğiniz ve orijinalliğini yüzde biçiminde kontrol edebileceğiniz birçok web sitesi vardır. İntihal olup olmadığını kontrol etmeden çalışmanızı göndermek iyi bir yaklaşım değildir. Öyleyse, aşağıda tartışılan aşağıdaki araçlara bir genel bakalım:

1. SearchEngineReports

SearchEngineReports sitesinde özgünlük kontrol işlemi oldukça kolaydır. Bu özgünlük kontrol aracı içerikteki kopya ya da özgün olmayan ifadeleri tespit eder. Bu, orijinal kaynağın bağlantısını içeren doğru bir rapor sağlayan bir ücretsiz özgünlük kontrol aracıdır.

  • 1500 kelime kapasitesi: Saniyeler içerisinde 1500 kelimeye kadar özgünlük kontrolü yapabilirsiniz
  • Dropbox seçeneği: Tek bir dosyayı yükleyebileceğiniz gibi Dropbox üzerinden de dosya yükleyebilirsiniz.
  • URL ekleme seçeneği: Bu özellik ile , URL’sini girdiğiniz web sitesinin içeriğinin özgün olup olmadığını kontrol edebilirsiniz.
  • Vurgu cümleleri: Kullanıcılarına, özgünlük testinden sonra özgün olmayan, bölümü veya tek bir cümleyi vurgular.
  • Yeniden yazma seçeneği: Bu özellik içeriği otomatik olarak yeniden yazmanızı sağlar. Bu şekilde özgünlük sağlanmış olur.
  • Özgünlük raporu: İçeriğin özgün olup olmadığını kontrol etmek için bu aracı kullanmalısınız. İşlem sonunda size özgünlük raporu sunar.

2. DupliChecker:

Kullanıcılarına ücretsiz özgünlük kontrolü imkanı veren internet tabanlı bir araçtır. Kullanıcıların kendilerini rahat ve samimi hissedebilecekleri etkili bir araçtır.

  • Özgünlük kontrol etmenin iki yolu:  İçeriğinizin özgün olup olmadığını kontrol etmek için size iki seçenek sunar. Kopyalanan metni doğrudan gerekli alana yapıştırabilir ve özgün olup olmadığını kontrol edebilirsiniz. İkinci yol ise elinizdeki dosyayı yükleyebilirsiniz.
  • Günde elli özgünlük taraması: Bu özellik kayıtlı kullanıcılar için geçerlidir. Günde elli defa özgünlük kontrolü yapabilirsiniz.

3. Paper Rater:

Birden çok özellik içerir. 140’tan fazla ülkede kullanılmaktadır.

  • Ücretsiz: Kullanıcılarına ücretsiz olarak hizmet verir.
  • 3’ü bir arada özellik: Tek seferde üç farklı sonuç sunar. Ayrıca içeriğinizi gramer bilgisine göre kontrol etmeniz kolaylaşır. Kelime oluşturucu görevi görür. Özgünlüğü de kontrol edebilirsiniz.
  • Sektör uzmanları: Markanızın logosunu tasarlayan profesyonelleri ve uzmanları işe alır.

4. CopyLeaks:

  • Birden çok dil ve dosya biçimi: Metni birden çok dilde tarayabilirsiniz.
  • Çeşitli araçlar: Çevrimiçi özgünlüğü kontrol etmek için API aracını kullanmanıza olanak tanır. MS Word dosyasını özgünlük için kolayca kontrol edebileceğiniz bir mobil uygulama sağlar.
  • Hem iş hem de eğitim alanı için uygundur: İşletme alanında SEO ajansları veya yayıncılar tarafından eğitim alanında ise öğrenciler, öğretmenler ve araştırmacılar tarafından kullanılmaktadır.

5. Plagiarisma:

Çok amaçlı özgünlük kontrol aracıdır. Bu aracın kullanımı ve anlaşılması kolaydır. Kullanıcılarına aşağıdaki seçenekleri sunar:

  • 190’dan fazla dili destekler: Herhangi bir dilde yazılmış içeriği kontrol etme imkanı sunar. Bu araç, bir yazarın içeriğini yazabileceği hemen hemen tüm dilleri destekler.
  • Çeşitli dosya türleri: PDB, ODT, PDF, DOC, DOCX, RTF, HTML, XLS, FB2, EPUB ve XLSX gibi dosya türlerini destekler.

6. Plagium:

İçerik özgülüğü konusunda yine yararlı araçlardan birisidir.

  • Kullanımı kolay : Kullanıcı dostu bir ara yüze sahiptir. Kullanımı oldukça kolaydır.
  • Her arama için beş bin karakter: Her aramada 5000 kelimeyi kontrol etmenizi sağlar. Ücretsiz olarak hizmet verir.

7.Plagtracker:

Dosya yüklemenizi veya kopyalanan metni ilgili alana yapıştırmanızı sağlar. Böylece iki farklı şekilde özgünlük kontrolü yapabilirsiniz.

  • Detaylı raporlama:  İçeriğinizin özgünlüğü hakkında detaylı bir rapor sunar
  • Altı farklı dil:  Bir kullanıcının metnini yükleyebileceği altı farklı dili destekler.

Semantic seo nedir? detaylı semantic seo kılavuzu

0

Semantic Seo (anlamsal seo) gelişen Seo sektöründe farklı bir bakış açısı sunan bir kavramdır. 2017 Semantic SEO Kılavuzu, 2017 ve sonrasında web sitenizin optimizasyonunu ve tanıtımını planlarken göz önünde bulundurmanız gereken öneri ve bilgileri içeren bir rehberdir.

Semantic Seo Rehberi

Semantic Seo İçin İçeriğinizi Optimize Etme

RankBrain (beyin fırtınası) algoritması arama motorları için web sitelerinin içeriğini optimize etme şeklimizi değiştirdi. 2015 yılında RankBrain, arama sorgularının % 15-20’sini çalıştırmak ve yorumlamak için kullanılıyordu, artık Google, RankBrain’i çekirdek algoritmasının bir parçası olarak kullanıyor. Üstelik, arama sonuçlarını yeniden sıralamak için kullanıyor. RankBrain, web sitelerini cezalandırmaz, daha çok alaka düzeyini yükseltir veya düşürür. RankBrain için nasıl optimizasyon yapabilirsiniz? En iyi yöntem olarak, hedef kitlenizin düşüncelerini nasıl okuyacağınızı bilmenizdir. Ancak gerçek hayatta, bağımsız anahtar kelimeler yerine LSI anahtar kelimeler kullanıldığından web sitenizi bu yönde optimize etmeniz gerekecek. Arama sonuçlarınız ne kadar çok tıklanırsa, arama motorları bunu en alakalı sonuç olarak sayacaktır.

Sitenizin On-Page Ve Içerik Seo Hatalarını Düzelterek Kullanıcı Deneyimini Arttırın

Semantic seo için kullanıcı deneyimi son derece önemlidir. Kullanıcı deneyimi optimizasyonuna başlamadan önce teknik seo konusundaki hataları gidermelisiniz. Teknik SEO, arama yapanlara arama sonuçlarında mavi bir bağlantıya tıklamalarını, kolayca sitenizde dolaşmalarını, tıkladıkları bir sayfaya hızlı bir şekilde ulaşmalarını sağlayan özellikleri içerir. Kısaca biz bu duruma on-page seo diyoruz.

Teknik olarak kullanıcı dostu bir web sitesi oluşturmak için , düzenli olarak sitenizi teknik SEO konuları için kontrol etmelisiniz.

  • Sitenizin her türlü duplicate (kopya) sürümleri için rel = canonical etiketini uyguladığınızdan emin olun.
  • Web sitenizde 400 hatası varsa (sayfa bulunamadı sorunları) veya 500 hatası (sunucu sorunları) varsa, bu hata kodu sorunlarını en kısa sürede düzeltin. 404 hatası veren bulunmayan sayfalarınız varsa, bu sayfaları gezinme seçenekleriyle optimize edin veya kalıcı 301 yönlendirmeleri kullanın.
  • Web sitenizi, kopya (duplicate) içerik, uzun / kısa meta açıklamaları, ALT etiketlerinin bulunmaması gibi içerikle ilgili konularda kontrol edin. Site optimizasyon puanınızı öğrenmek için Seo araçlarını kullanın ve bunu nasıl geliştireceğinizle ilgili ipuçları elde edin.
  • Sitenizi Google ve araştırmacıların gözünde hızlı yapmak için sayfa hızı ile ilgili sorunları kaldırın. Web sitenizin hızını artırmanın en yaygın yolu CSS, JavaScript ve HTML minifikasyonu, görüntü sıkıştırma, tarayıcı önbellekleme gibi özelliklerden yararlanın.
Anahtar Kelime Araştırma Ve Optimizasyonu

2017’de anahtar kelime optimizasyonu temel ilkelerden biri olmayı sürdürüyor ancak arama yapanların kullandığı doğal dil ve araştırmacıların sorgularının arkasında saklanan düşünce üzerinde yoğunlaşmaya devam edecek. Google, semantik arama algoritmasını sürekli geliştirir ve web sitesi sahiplerine bunun için nasıl optimizasyon yapılacağı konusunda çok fazla öneri sunar; ancak web sitesi sahiplerine içeriklerini analiz etmek için hangi araçları kullanacağı konusunda bilgi vermez.

Temel anahtar kelimeler listenizi oluşturarak başlayın. Ana anahtar kelimelerinize, sitenize zaten trafik getiren sorguların eş anlamlılarına ve rakip araştırmalarına dayalı anahtar kelime önerilerini de içeren çeşitli kaynaklardan fikirler alın. Uzun kuyruklu anahtar kelime araştırma analizi yapmak için Google Keyword Tool kullanabilirsiniz. Ayrıca Anahtar Kelime Seçimi Ve Kullanımı konusu da size faydalı olacaktır.

Ziyaretçilerin Katılımını Ve Içeriğinizin Arama Görünürlüğünü Iç Bağlantılarla Geliştirin

SEO’nun nihai hedefi dönüşüm ve hedef kullanıcıların sitenizde aradıklarını bulması ve daha uzun süre kalmalarıdır. Ziyaretçilerin daha uzun süre sitenizde kalması ve içeriğinizle etkileşimde bulunması, oldukça önemlidir. Kullanıcı katılımını ve bekleme süresini, yani sitenizde geçirilen süreyi nasıl artırabilirsiniz? Aslında cevap oldukça basit, kaliteli bir içerik stratejisi oluşturup uygulayarak ve bu içerik için güçlü ve mantıklı iç bağlantı yapısını oluşturarak.
Dahili bağlantı yapısı optimizasyonu, içerikleriniz arasında anlam bakımından zengin bağlantılar kurmanıza, önemli sayfalarınıza sıralama gücü ve sayfa yetkisini dağıtmaya, kullanıcı deneyimini geliştirmeye ve sitede kalma süresini uzatmaya yardımcı olan bir SEO tekniğidir.

  • Açılış sayfalarınızda açıklayıcı çapa metinleri (anchor text) kullanın ve okunan sayfa ile alakalı diğer sayfalara link verin.
  • Anasayfa veya iletişim sayfası gibi sayfalara link vermek yerine daha derin sayfalara link verin. Bu,derin sayfaların arama görünürlüğünü artırmanıza ve yeni içerik dizini oluşturmanıza yardımcı olacaktır.
  • Bir yazı içerisine çok fazla bağlantı eklemekten kaçının. Dahili bağlantı metinlerinizi açılış sayfanıza ilişkin ayrıntılı bilgilerle analiz edebilmek için seo analiz araçları kullanın.
Yapısal Verilerinizi Alakalı Ve Açıklayıcı Şekilde Optimize Ederek Web Sitenizin SERP Değerini Geliştirin

Dijital dünyanın gelişmesi ve online içeriğin arttığı bu dönemde, dijital pazarlamacılar ve web sitesi sahipleri, her ziyaretçinin ilgisini çekmek için, arama ile alakalı olan en iyi içeriği sağlayarak mücadele etmek zorundadır. Organik arama sıralamaları için yalnızca optimizasyon yapmak artık etkili bir SEO stratejisi değildir. Google, SERP’lerini yeniden şekillendirdiğinden ve yeni arama özellikleri eklediğinden, daha yüksek arama görünürlüğü,daha fazla tıklama ve daha fazla şans elde etmek için yeni trende uymanız ve içeriklerinizi buna göre optimize etmeniz gerekir.

Arama özellikleri, web sitenizin HTML kodunda, arama motorları tarafından içeriğinizi daha iyi anlamak için belirli meta etiketler olarak gömülmüş yapısal verilerden alınan arama sonuçları sayfasındaki açıklayıcı snippet’lerdir.

Aşağıda bazı yapılandırılmış veri işaretleme optimizasyonu için ipuçları yer almaktadır:

  • Zengin cevaplar (rich answers). Stone Temple araştırmasına göre, Google tarafından sağlanan tüm sonuçların yaklaşık % 20’si zengin yanıtlardan oluşuyor ve Google’ın sağladığı zengin cevap kutularının % 73’ünden fazlası bir üçüncü taraf web sitesine bağlantı veriyor. Çoğu kişi, böyle rekabetçi bir SEO avantajını farketmez. Q & A (Soru-cevap) içeriği oluşturun. Google, içeriğinizin arama yapan kişinin sorgusuyla alakalı olduğunu görürse, muhtemelen diğer web sitelerine göre daha üst sıralarda listelenirsiniz. Zengin cevaplardan bazılarının şema işaretlemesi içerir. Sorularınızın başlıklarını <H1> etiketi ile işaretleyin.
  • Zengin snippet’lerinizi inceleme ya da değerlendirme yıldızları ile geliştirin. SERP’lerde incelemeler / derecelendirmeler uluslararası veya yerel olmak üzere her türlü çevrimiçi ürün / hizmet kullanılabilir. Google Structured Data Markup aracı ile sayfalarınızı işaretleyip yapısal uyumluluğunu gerçekleştirebilirsiniz.

Mobil Aramalar

2017’de Google’ın ayrı bir mobil arama dizini başlatmayı planladığı göz önüne alındığında, mobil SEO’ya önem vermelisiniz. Sitenizin mobil uyumlu olması bir gerekliliktir. Aksi takdirde, potansiyel ziyaretçileriniz için görünmez olursunuz. Ayrıca mobil aramalar masaüstü aramalarından daha iyi performans gösteriyor. Çoğu insan, akıllı telefonlarını kullanarak her an arama yapabiliyor.

  • İçeriğinizi tekrar gözden geçirin. AMP sayfaları artık sadece haber siteleri için değil tüm web siteleri için gereklidir. Her blog yazarı veya işletme sahibi yavaş internet bağlantısı olsa bile içeriği mobil cihazlara uygun ve kolay erişilebilir olacak şekilde optimize etmelidir. Google AMP Nedir? Google AMP Kurulum Ve Kullanım Kılavuzu size bu konuda oldukça detaylı bilgiler sunacaktır.
  • Web sitenizi hızlandırın. Kısa bir süre önce Google çalışanlarından birisi, web sitesinin yüklenme süresinin 3 saniyenin altında kalmasını resmen önerdi.
  • Şema işaretlemesini kullanarak hedef ziyaretçilerinizin web sitenize en kısa sürede ulaşmasına yardımcı olun. Hedef kitlenizin sizi çevrimiçi veya çevrimdışı bulmasını ve ürün / hizmetlerinizi satın almasını isterseniz, yerel şema kullanımı, zengin snippet’lerde görüntülenen işletme ayrıntılarını ve Bilgi Grafiğini sağlamanın en iyi ve en kısa yoludur. Yerel yapısal veriler, arama motorlarının işletme adı, adres, telefon numarası, fiyatlar, incelemeler, çalışma saatleri, yol tarifleri ve harita (coğrafi konum), teklifler, etkinlikler ve hatta menüler gibi değerli bilgileri sunmasına yardımcı olur ve arama sonuçları sayfasında arama yapan kişilere görüntülenir. Google yerel Possum Güncelleştirmesinin yerel arama sonuçlarının % 64’ünü değiştirdiğini unutmayın.

Sonsöz

Semantic Seo tamamne arama yapan kişilerin davranışları ve arama yaparken düşündükleri arama terimlerine odaklanmış gerçekçi ve doğal bir yöntemdir. Dolayısıyla web sitenizi optimize ederken, arama yapan kişinin ne şekilde bir arama sorgusu kullanarak, hangi bilgiyi aradığını tahmin etmek ve bu yönde çalışmalar yapmak gerekmektedir.

Ücretsiz olarak özgünlük kontrol etmek için en iyi web siteleri

0

Plagiarism yani özgünlük tam olarak nedir?

Bir öğrenci, öğretmen veya içerik yazarının her zaman ödevler, projeler ve araştırma çalışmaları vb. Gibi şeyler yazması gerekir. Google, içeriğin özgünlüğünü kontrol eder. Yazarlar çalışmalarını internet üzerinden çevrimiçi olarak sunarlar. Yani, gerçek ya da işiniz olmalı. Google’ın çalışmanızla ilgili herhangi bir telif hakkı sorunu bulduğunu varsayalım; yasadışı bir eylem olarak işaretleyecektir. İntihal akademik bir suç olarak kabul edilir.

Ücretsiz olarak özgünlük kontrol eden en iyi araçlar:

İnternette metninizi kolayca yükleyebileceğiniz ve orijinalliğini yüzde biçiminde kontrol edebileceğiniz birçok web sitesi vardır. İntihal olup olmadığını kontrol etmeden çalışmanızı göndermek iyi bir yaklaşım değildir. Öyleyse, aşağıda tartışılan aşağıdaki araçlara bir genel bakalım:

1. SearchEngineReports

SearchEngineReports sitesinde özgünlük kontrol işlemi oldukça kolaydır. Bu özgünlük kontrol aracı içerikteki kopya ya da özgün olmayan ifadeleri tespit eder. Bu, orijinal kaynağın bağlantısını içeren doğru bir rapor sağlayan bir ücretsiz özgünlük kontrol aracıdır.

  • 1500 kelime kapasitesi: Saniyeler içerisinde 1500 kelimeye kadar özgünlük kontrolü yapabilirsiniz
  • Dropbox seçeneği: Tek bir dosyayı yükleyebileceğiniz gibi Dropbox üzerinden de dosya yükleyebilirsiniz.
  • URL ekleme seçeneği: Bu özellik ile , URL’sini girdiğiniz web sitesinin içeriğinin özgün olup olmadığını kontrol edebilirsiniz.
  • Vurgu cümleleri: Kullanıcılarına, özgünlük testinden sonra özgün olmayan, bölümü veya tek bir cümleyi vurgular.
  • Yeniden yazma seçeneği: Bu özellik içeriği otomatik olarak yeniden yazmanızı sağlar. Bu şekilde özgünlük sağlanmış olur.
  • Özgünlük raporu: İçeriğin özgün olup olmadığını kontrol etmek için bu aracı kullanmalısınız. İşlem sonunda size özgünlük raporu sunar.

2. DupliChecker:

Kullanıcılarına ücretsiz özgünlük kontrolü imkanı veren internet tabanlı bir araçtır. Kullanıcıların kendilerini rahat ve samimi hissedebilecekleri etkili bir araçtır.

  • Özgünlük kontrol etmenin iki yolu:  İçeriğinizin özgün olup olmadığını kontrol etmek için size iki seçenek sunar. Kopyalanan metni doğrudan gerekli alana yapıştırabilir ve özgün olup olmadığını kontrol edebilirsiniz. İkinci yol ise elinizdeki dosyayı yükleyebilirsiniz.
  • Günde elli özgünlük taraması: Bu özellik kayıtlı kullanıcılar için geçerlidir. Günde elli defa özgünlük kontrolü yapabilirsiniz.

3. Paper Rater:

Birden çok özellik içerir. 140’tan fazla ülkede kullanılmaktadır.

  • Ücretsiz: Kullanıcılarına ücretsiz olarak hizmet verir.
  • 3’ü bir arada özellik: Tek seferde üç farklı sonuç sunar. Ayrıca içeriğinizi gramer bilgisine göre kontrol etmeniz kolaylaşır. Kelime oluşturucu görevi görür. Özgünlüğü de kontrol edebilirsiniz.
  • Sektör uzmanları: Markanızın logosunu tasarlayan profesyonelleri ve uzmanları işe alır.

4. CopyLeaks:

  • Birden çok dil ve dosya biçimi: Metni birden çok dilde tarayabilirsiniz.
  • Çeşitli araçlar: Çevrimiçi özgünlüğü kontrol etmek için API aracını kullanmanıza olanak tanır. MS Word dosyasını özgünlük için kolayca kontrol edebileceğiniz bir mobil uygulama sağlar.
  • Hem iş hem de eğitim alanı için uygundur: İşletme alanında SEO ajansları veya yayıncılar tarafından eğitim alanında ise öğrenciler, öğretmenler ve araştırmacılar tarafından kullanılmaktadır.

5. Plagiarisma:

Çok amaçlı özgünlük kontrol aracıdır. Bu aracın kullanımı ve anlaşılması kolaydır. Kullanıcılarına aşağıdaki seçenekleri sunar:

  • 190’dan fazla dili destekler: Herhangi bir dilde yazılmış içeriği kontrol etme imkanı sunar. Bu araç, bir yazarın içeriğini yazabileceği hemen hemen tüm dilleri destekler.
  • Çeşitli dosya türleri: PDB, ODT, PDF, DOC, DOCX, RTF, HTML, XLS, FB2, EPUB ve XLSX gibi dosya türlerini destekler.

6. Plagium:

İçerik özgülüğü konusunda yine yararlı araçlardan birisidir.

  • Kullanımı kolay : Kullanıcı dostu bir ara yüze sahiptir. Kullanımı oldukça kolaydır.
  • Her arama için beş bin karakter: Her aramada 5000 kelimeyi kontrol etmenizi sağlar. Ücretsiz olarak hizmet verir.

7.Plagtracker:

Dosya yüklemenizi veya kopyalanan metni ilgili alana yapıştırmanızı sağlar. Böylece iki farklı şekilde özgünlük kontrolü yapabilirsiniz.

  • Detaylı raporlama:  İçeriğinizin özgünlüğü hakkında detaylı bir rapor sunar
  • Altı farklı dil:  Bir kullanıcının metnini yükleyebileceği altı farklı dili destekler.

WordPress cache eklentileri rehberi

0
WordPress cache eklentileri rehberi ile ilgili olarak daha önceleri sizlere birçok makale sundum. Bazılarının kullanımlarını ve ayarlarını da anlattım.

Bu makalemde ise bu zamana kadar kullandığım hemen hemen tüm wordpress cache eklentisi deneyimlerimden bahsedeceğim.

Listemizde hem ücretli hem de ücretsiz eklentiler yer alacak. Dolayısıyla ücretsiz eklentileri wordpress eklenti deposundan ücretli olanı ise ister aylık paket isterseniz de 10 tl gibi bir rakam ile gplexclusive.com dan alabilirsiniz.

Tecrübelerimden bahsederken eklentilerin tüm özelliklerine değinmeyeceğim. Omurga özelliği bizi ilgilendiriyor. Yani sitedeki performansı ve css ,js gibi dosyaları ne derece sıkıştırıyor ve verim sağlıyor. Bunun yanında sitedeki yüklenme oranını özellikle yönetim panelini nasıl etkiliyor bunlara değineceğim.

Bazılarınızın aklına şu soru gelebilir;

Cache eklentileri misafirler için açılış hızı sağlar ve sıkıştırma yapar. Yönetim panelini hızlandırmaz. Niçin bu özelliğe bakıyorsun?

  • Hemen hemen cache eklentisi önbellek için klasör oluşturur ve tüm sayfaları tarayarak, önbellekleri bu klasöre yükler. Bunu yaparken de sunucunun işlemcisine ve belleğine yük bindirir.
  • Her yazı eklediğinizde, güncellediğinizde bu işlemi tekrarlar.
  • Ve her eklenti de olduğu gibi cache eklentilerinin de kendilerine ait css, js dosyaları vardır. Siz eklentinin ayar sayfasına girmeseniz bile yönetim paneline girdiğinizde bu dosyalar ek olarak yüklenir.

Peki bu js ve css dosyalarının yönetim panelinde ayar sayfası dışında yüklenmesini engelleyemez miyiz?

  • Elbette engellenir. Bunun için onlarca eklenti mevcut. En popüler olanı ise Perfmatters ya da Asset manager.
  • Bu eklentiler sayesinde ister yönetim panelinde isterseniz de sitenin anasayfasında istemediğiniz kısımlarda, istemediğiniz dosyaların yüklenmesini engelleyebilirsiniz.
  • Fakat sunucuya bindirdiği yükü engelleyemezsiniz.

Dolayısıyla bu testlerde benim için en önemli kriter sunucuya ve yönetim paneline ek olarak bindirdiği yük seviyesi ve yönetim panelini yavaşlatıp, yavaşlatmaması. Bunun yanında iyi performans sağlaması.

Test ettiğim site ise WordPress tabanlı bir eticaret sitesi. Yani woocommerce kullanılan bir web sitesi.

Sitenin yer aldığı sunucu ise vds. Ve sadece bahsettiğim web sitesi yer alıyor.

Sunucu özellikleri ise;

  • Yeni nesil 6 çekirdek işlemci
  • 8gb ram
  • iyi yapılandırılmış bir sunucu optimizasyonu
  • phpfm ve nginx

Dolayısıyla adil bir karşılaştırma olması açısından sunucu ve site bilgilerini de verdim. Eklenti isimlerine tıklayarak, eklenti sayfalarına gidebilirsiniz.

Makalemize devam edelim. İlk testim Wp rocket ile oldu.

Wp Rocket

Wp Rocket ile ilgili daha önceden detaylı bir makale hazırlamıştım. Dilerseniz Wp rocket wordpress cache eklentisi nedir? nasıl kullanılır? makalesine göz atabilirsiniz. Eklenti ana özellikleri ile ilgili tecrübelerim ise şöyle;

Tecrübelerim

  • Performans ve cache sistemi olarak başarılı olsa da yönetim panelini yavaşlatıyor.

W3 Total Cache

Hem ücretli hem de ücretsiz sürümü var. Ben premium sürüm ile testimi gerçekleştirdim. W3 total cache wordpress eklentisi kurulumu ve ayarları konusunda eklenti kurulumu ve kullanımı da mevcut.

Tecrübelerim

Performans olarak başarılı fakat bu eklenti de yönetim panelini yavaşlatıyor.

Wp Fastest Cache

Bu zamana kadar kullandığım en hafif ve etkili cache eklentilerinden birisi olan ve ayrıca türk bir geliştirici tarafından hazırlandığı için tercih ettiğim nadir eklentilerden birisi. Ücretli ve ücretsiz sürümü mevcut. Ücretli sürüm ile testi gerçekleştirdim.

Tecrübelerim

Kullanımı çok basit olan cache olarak başarılı bulduğum bir eklenti. Sunucuya yük bindirmemekle birlikle çok az sayıda css ve js dosyası var. Ayrıca yönetim paneline oldukça hafif etkisi var.

Swift Performance

Codecanyon’da satılan ücretli bir wordpress cache eklentisi. Genel itibariyle kullanıcıların memnun olduklarını söyledikleri bir eklenti olduğu için test ettim.

Tecrübelerim

Ara yüzü çok başarılı ve özellikleri gayet iyi ve yeterli. Sunucuya çok az yük bindirmekle birlikte hafif derece yönetim paneline etkisi var. Woocommerce desteği var.

Hummingbird

Ücretli olan bu cache eklentisi oldukça hafif bir yapıda ve detaylı özellikleri ile öne çıkıyor diyebilirim. Özellikle sıkıştırma yaptığı dosyaları ücretsiz olarak kendi cdn servisleri üzerine yüklemesi ve yayın yapması diğerlerinde olmayan bir özellik. Ayayüzü de kolay ve kullanışlı. sunucuya çok fazla yük bindirmiyor. Cache özelliği başarılı. Css, js dosyası biraz fazla arayüzden dolayı. Yönetim panelini ise hafif derece etkiliyor.

Breeze

Cloudways tarafından geliştirilen ücretsiz bir cache eklentisi ve favori eklentim.

Tecrübelerim

Oldukça basit bir ayar sayfası ile birlikte inanılmaz bir performans sergiliyor. sunucuya yük bindirmiyor ve yönetim panelini asla kasmıyor. Ücretsiz olması da cabası. Tüm bu eklentilerden sonra kullanmakta karar kıldığım bir eklenti.

Sıralama yapmak gerekirse;

  • Breeze
  • Hummingbird
  • Swift
  • Wp Fastest Cache
  • Wp Rocket
  • W3 Total Cache

Sonuç olarak aradığım eklentiyi bulmakla birlikte, sizlere de fikir olması açısından wordpress cache eklentisi olarak neler kullanabileceğinizi ve tecrübelerimi paylaştım. Listede olmayan eklentiler de var onları özellikle yazmadım. çünkü özellikleri benim için yeterli değil.

Boya ve Yaşa Göre İdeal Kilo Hesaplama

0

Bize en çok sorulan sorulardan biri “ideal kilom kaç olmalı?” sorusu. Bu makalede, bu soruyu cevaplamak için kullanabileceğiniz yöntemler içinde en sık başvurulan 4 tanesini tanıtmaya çalışacağız.

İdeal kilo hesaplaması yapmak için birkaç etmeni göz önüne almalısınız. Bunlar yaşınız, vücudunuzdaki kasların yağlara oranı, boyunuz, cinsiyetiniz ve kemik yoğunluğunuzdur. Kimi uzmanlar ideal kilo için vücut kitle endeksinizi hesaplamanın ideal kilonuzu belirlemenin en iyi yolu olduğunu savunmaktadır. Kimileriyse vücudunuzdaki kasların yağlara oranını hesaba katmadığı için vücut kitle endeksi yönteminin doğru sonuç vermediğini, bel kalça oranı yönteminin daha iyi olduğunu düşünürler.

İdeal kilonun kişiden kişiye farklılık gösterdiğini akıldan çıkarmamak gerekir.  Kendinizi çevrenizdeki insanlarla kıyaslarsanız, önünüze çok yüksek (belki de ailenizdeki herkes kiloludur) ya da çok düşük (belki de bir modellik ajansında çalışıyorsunuzdur) hedefler koyabilirsiniz. Kendinizi başkalarıyla kıyaslamanız asla doğru sonuç vermeyecektir.

ABD ve İngiltere gibi ülkelerdeki kilolu veya obez insanların tüm nüfusa oranı örneğin Hollanda’dakinden çok daha fazladır. Bu yüzden bir Hollandalı, ideal kilosuna kendisini başka insanlarla kıyaslayarak verirse, örneğin bir Amerikalıdan daha düşük bir ideal kiloya yönelecektir.

Son yıllarda yapılmış bir araştırma insanların ideal kiloları ile ilgili fikirlerimizi alt üst etti. Araştırmacılar, kilolu insanların tüm nedenlere bağlı ölüm risklerinin normal kilodaki insanlara göre daha düşük olduğu sonucuna vardı.

İdeal Kilonuza Ulaşmak İçin Diyetisyeninizle ile Bir Tuşla Hemen Görüşün:

Başla tuşuna basarak Appvice mobil uygulaması üzerinden diyetisyeninizle hemen görüşebilirsiniz.

İşte ideal kilonuzu hesaplamak için kullanabileceğiniz 4 etkili yöntem:

Yöntem 1: Vücut Kilo İndeksi ile İdeal Kilo Hesaplama

Vücut kitle indeksi ideal kilonuzu boyunuza bakarak belirler ve bu hesaplamada cinsiyet de hesaba katılır.

Dünyadaki Sağlık Enstitüsü mercileri aşağıdakiler hakkında genel olarak fikir birliğindedir:

  • Vücut kitle indeksi (VKİ) 18,5’in altında olanlar zayıf
  • Vücut kitle indeksi (VKİ) 18,5 ile 25 arasında olanlar normal kiloda
  • Vücut kitle indeksi (VKİ) 25 ile 30 arasında olanlar kilolu
  • Vücut kitle indeksi (VKİ) 30’un üzerinde olanlar obez olarak tanımlanır

Bazı ülkelerdeki sağlık mercileri vücut kitle endeksinin alt limitini 20 olarak belirlemişlerdir; bu ülkelerde VKİ’si 20’nin altında olanlar zayıf kabul edilir.

Boya Göre ideal Kilo Hesaplama Tablosu

Aşağıdaki ağırlık ve boy tablosu, Ulusal Sağlık Enstitüsünden VKİ tablosuna göre hazırlanmıştır ve bir kişinin boyuna göre kilosunun ne kadar olması gerektiğini belirlemek için kullanır.

Boy Normal Kilolu Obez Aşırı Obez
147cm 41-52 kg. 53-62kg. 64-84 kg. 86-117 kg.
150cm 42-52 kg. 56-64 kg. 67-87 kg. 89-121 kg.
152cm 43-55 kg. 58-67 kg. 69-90 kg. 92-125 kg.
155cm 45-57 kg. 59-69 kg. 71-93 kg. 95-129 kg.
157cm 47-59 kg. 61-71 kg. 74-96 kg. 98-133 kg.
160cm 48-62 kg. 63-73 kg. 76-99 kg. 102-137 kg.
163cm 49-63 kg. 65-76 kg. 78-102 kg. 105-142 kg.
165cm 51-65 kg. 68-78 kg. 81-106 kg . 108-146 kg.
168cm 53-67 kg. 70-81 kg. 84-109 kg. 112-151 kg.
170cm 54-69 kg. 72-83 kg. 86-112 kg. 115-156 kg.
173cm 56-71 kg. 74-86 kg. 89-116 kg. 118-160 kg.
175cm 58-73 kg. 76-88 kg. 92-119 kg. 122-165 kg.
178cm 59-75 kg. 78-91 kg. 94-122 kg. 126-170 kg.
180cm 61-78 kg. 81-94 kg. 97-126 kg . 129-175 kg.
183cm 63-80 kg. 83-96 kg. 100-130 kg. 133-180 kg.
185cm 65-82 kg. 85-99 kg. 102-133 kg. 136-185 kg.
188cm 67-84 kg. 87-102 kg. 105-137 kg. 141-190 kg.
190cm 68-87 kg. 90-105 kg. 108-141 kg. 144-195 kg.
193cm 70-89 kg. 92-107 kg. 111-145 kg. 148-200 kg.
VKİ 19 – 24 25 – 29 30 – 39 40 – 54

Vücut Kitle İndeksi ile İdeal Kilo Ölçümü Neden Tam Olarak Doğru Olmayabilir?

Vücut kitle endeksi ideal kilo hesaplaması için oldukça basit bir yöntemdir. Boyu hesaba katmasına rağmen aşağıdaki faktörleri dikkate almamaktadır:

  • bel veya kalça ölçümleri
  • yağ oranı veya dağılımı
  • kas kütlesi oranı

Konunun anlaşılması için biraz abartılı bir örnek verelim. 100 metrede Olimpiyat şampiyonu olmuş bir koşucu, kendisiyle aynı boyda olan ama hiç spor yapmayan birinden daha yüksek bir vücut kitle endeksi değerine sahip olabilir. Örneğimizdeki spor yapmayan kişinin muhtemelen daha büyük bir göbeği olacak, kalçalarında, bacaklarında, kanında ve vücudunun diğer kısımlarında pek kas olmasa da çok fazla yağ birikmiş olacaktır. Buna karşın olimpik atletimizin bel çevresi daha dar, yağ miktarı daha az ve muhtemelen sağlığı yerinde olacaktır. Gel gelelim vücut kitle endeksi sonuçlarına bakılırsa, örneğimizdeki kişi normal kiloda fakat 100 metre koşucumuz kilolu görünebilir.

Vücut kitle endeksi, kemik yoğunluğunu (kemik kitlesi) da hesap dışında bırakır. Osteoporozlu bir insan, yani çok düşük kemik yoğunluğuna sahip biri, aynı boydaki sağlıklı birinden daha düşük bir vücut kitle endeksi değerine sahip olabilir. Osteoporozlu kişinin daha büyük bir göbeği, daha fazla vücut yağı ve zayıf kemikleri olmasına rağmen hem de.

Birçok hekim vücut kitle endeksi yöntemini ile kişinin sağlıklı olup olmadığına dair bir çıkarım yapılamayacağı için bu yöntemi eleştirmektedir. Vücut kitle endeksi yöntemi büyük insan popülasyonları içindeki ve arasındaki değişimleri değerlendirmek üzere kaba taslak bir tahmin yürütmemize olanak tanır.

Basitçe ifade etmek gerekirse uzmanlar, Vücut kitle endeksinin yağ oranını, kilolu ya da obez insanlar da düşük, zayıf ve kaslı insanlarda yüksek gösterdiğine işaret etmektedir. İdeal kilo hesaplaması için tek metod olarak kullanılmamalıdır.

Yöntem 2: Bel – Kalça Oranı ile İdeal Kilo Hesaplama

Bir kişinin bel kalça oranı ölçümü, bel büyüklüğünü kalça büyüklüğüne göre karşılaştırır.

Bilimsel araştırmalar, bel bölgesinde daha fazla vücut yağına sahip kişilerin kardiyovasküler hastalık ve diyabet gibi sağlık sorunlarına sahip olma olasılığının daha yüksek olduğunu göstermiştir.

Bel ölçüsünün kalça ile orantısı arttıkça, sağlık riski de artar.

Bu nedenle, bel kalça oranı  bir kişinin sağlıklı bir kiloya ve boyuta sahip olup olmadığını hesaplamak için yararlı bir araçtır.

Bel – Kalça Oranı Nasıl Hesaplanır?

  1. Bel çevresini en dar kısımdan, genellikle göbek düğmesinin hemen üstünden ölçün.
  2. Bu ölçümü, kalçanızın etrafındaki en geniş kısmın ölçümüne bölün.

Bir kişinin belinin 71 cm ve kalçalarının 91 cm olması durumunda, 71’i 91’e bölebilirsiniz. Bu ölçüm sonucu 0,77 oranını verir.

Bel – Kalça Oranı İdeal Kilo Hesaplamasında Ne Anlama Gelir?

Bel/Kalça Oranının kişilerde kardiyovasküler hastalık riskini nasıl etkilediği, erkekler ve kadınlar için farklıdır, çünkü vücut şekilleri farklıdır.

Bilimsel kanıtlar, bel/kalça oranının kardiyovasküler hastalık riskini aşağıdaki gibi etkileyebileceğini göstermektedir:

Erkeklerde

  • 0.9’un altında: Kardiyovasküler sağlık problemleri riski düşüktür.
  • 0,9 ile 0,99 arası: Risk orta düzeyde.
  • 1.0 ya da üstü: Risk yüksek.

Kadınlarda

  • 0.8’in altında: Risk düşük.
  • 0,8’den 0,89’a: Risk orta düzeyde.
  • 0,9 veya üstü: Risk yüksek.

Bununla birlikte, bu rakamlar kaynağına ve uygulandıkları nüfusa bağlı olarak değişebilir.

Bel/Kalça oranı ölçümü, vücut yağ oranını göz önünde bulundurması sayesinde kalp krizlerini başka sağlık risklerini tahmin edebilmek adına Vücut Kitle İndeksin (VKİ) den daha iyi bir ölçüm metodudur.

2013 yılında yayınlanan bir bilimsel çalışmaya göre 11 ülkedeki 1.349 kişinin sağlık kayıtlarının incelenmesi sonucu, bel/kalça oranı yüksek olanların kolorektal cerrahi ile ilgili tıbbi ve cerrahi komplikasyon riskinin daha yüksek olduğunu göstermiştir.

Bununla birlikte, bel – kalça oranı hesaplaması, bir kişinin toplam vücut yağ yüzdesini veya kas / yağ oranını doğru şekilde ölçmez.

İdeal Kilonuza Ulaşmak İçin Diyetisyeninizle ile Bir Tuşla Hemen Görüşün:

Başla tuşuna basarak Appvice  mobil uygulaması üzerinden diyetisyeninizle hemen görüşebilirsiniz.

Yöntem 3: Bel – Boy Oranı ile İdeal Kilo Hesaplama

Bel-boy oranı ölçümü, kalp hastalığı, diyabet ve genel ölüm riskini Vücut Kitle İndeksin (VKİ) den daha etkili bir şekilde tahmin edebilen başka bir araçtır.

Bel ölçümü boyunun yarısından az olan bir kişilerin, hayati tehlike arz eden sağlık komplikasyonlarına yakalanma riski daha azdır.

Bel – Boy Oranı Nasıl Hesaplanır?

Bel – boy oranını hesaplamak için, kişi bel boyutunu boyuna bölmelidir. Cevap 0,5 ya da daha az ise, sağlıklı bir kiloya sahip olduğu anlamını taşır.

  • 163 cm boya sahip olan bir kadının bel ölçüsü 81 cm in altında olmalıdır.
  • 183 santimetre (cm) boyunda olan bir erkeğin 91 cm’nin altında bir bel ölçüsü olması gerekir.

Bu ölçümler, 0.5’in hemen altında bir bel – boy oranı sonucunu verecektir.

2014 yılında Plos One’da yayınlanan bir bilimsel çalışmada araştırmacılar, bel-boy oranının Vücut Kitle İndeksin (VKİ) den daha iyi bir sağlık durumunu tahmin aracı olduğu sonucuna varmışlardır.

Yazarlar ayrıca, farklı etnik gruplardan yaklaşık 300.000 insanın istatistiklerini içeren – bel-boy oranı ölçümlerinin kalp krizi, felç, diyabet ve hipertansiyonu öngörmede VKİ’den daha iyi olduğu sonucuna vardığı bir başka araştırmanın bulgularından da bahsetmiştir.

Bu bulgular, bel/boy oranı ölçümü’nün faydalı bir sağlık tarama aracı olabileceğini göstermektedir.

Bel ölçüsünü dikkate alan ölçümler, bir kişinin sağlık risklerinin iyi bir göstergesi olabilir; çünkü vücudun orta bölümünde toplanan yağ kalp, böbrekler ve karaciğer için zararlı olabilir.

Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), bel boyu 102 cm veya daha fazla olan bir erkeğin veya bel boyu 89 cm veya daha fazla olan bir kadının diğer insanlardan daha yüksek bir risk taşıdığını not eder ve aşağıdaki hastalıklar için riskleri işaret eder:

  • 2 tip diyabet
  • yüksek tansiyon
  • koroner arter hastalığı

Bununla birlikte, bu ölçüm, bir kişinin boyunu veya kalça boyutunu dikkate almaz.

Yöntem 4: Vücut Yağ Oranı ile İdeal Kilo Hesaplama

Vücut yağ oranı, bir kişinin yağının toplam ağırlığına bölünmesiyle elde edilen ağırlıktır.

Toplam vücut yağı, esansiyel ve depo yağını içerir.

Esansiyel – Temel Yağ: Bir kişinin hayatta kalabilmek için esansiyel yağa ihtiyacı vardır. Çok çeşitli bedensel fonksiyonlarda rol oynar. Erkekler için vücut bileşimlerinin yüzde 2-4’ünü esansiyel yağ olarak almak sağlıklıdır. Kadınlar için, Amerikan Egzersiz Konseyi’ne (ACE) göre bu rakam yüzde 10 ila 13’tür.

Depolanmış Yağ: Yağ dokusu, göğüs ve karın içindeki iç organları korur ve vücut, enerji için gerekliyse kullanabilir.

Erkekler ve kadınlar için genel kurallardan ayrı olarak, ideal toplam yağ yüzdesi, bir kişinin vücut tipine veya günlük aktivite seviyesine bağlı olabilir.

Vücut Yağ Oranı ile İdeal Kilo Hesaplaması için aşağıdaki yüzdeler önerilir:

Kişi Tipi Erkek Kadın
Sporcular 6–13% 14–20%
Normal 14–17% 21–24%
Kabul Edilebilir 18–25% 25–31%
Kilolu 26–37% 32–41%
Obez 38% ve fazlası 42% ve fazlası

Vücut yağ oranının yüksek oranda olması aşağıdaki sağlık sorunları için daha büyük bir risk olduğunu gösterebilir:

  • şeker hastalığı
  • kalp hastalığı
  • yüksek tansiyon
  • inme

Vücut yağ oranını hesaplamak, bir kişinin zindelik seviyesini ölçmek için iyi bir yol olabilir, çünkü kişinin vücut kompozisyonunu yansıtır. Vücut Kitle İndeksi Ölçümü aksine, yağ ve kas kütlesi arasında ayrım yapmaz.

Vücut Yağ Oranı Nasıl Hesaplanır?

Vücut yağ oranını ölçmenin en yaygın yolu, cildi sıkıştırmak için özel kumpas kullanan bir deri kıvrım ölçümü kullanmaktır.

Sağlık uzmanı, uyluk, karın, göğüs (erkekler için) veya üst koldaki (kadınlar için) dokuyu ölçecektir. Teknikler ACE’ye göre yüzde 3,5 civarında doğru bir okuma sağlamaktadır.

Vücut yağ oranını ölçmek için kullanılan diğer teknikler şunlardır:

  • hidrostatik vücut yağ ölçümü veya “su altı tartıları”
  • havanın yer değiştirmesini ölçen hava dansitometrisi
  • çift enerji X ışını absorpsiyometrisi (DXA)
  • biyoelektrik empedans analizi

Bunların hiçbiri yüzde 100 doğru bir okuma yapamıyor, ancak tahminler makul bir değerlendirme yapacak kadar yakın.

Birçok spor salonunda ve doktor muayenehanesinde, bir kişinin vücut yağ yüzdesini ölçen cihazlar vardır.

Erkeklerde ideal boy ve kilo hesaplama tablosu

   YAŞ 15-16 17-19 20-24 25-29 30-39 40-49 50-59 60-69
BOY  KG KG KG KG KG KG KG   KG
154 45 52 56 59 60 61 62 61
155 46 53 57 59 61 62 63 62
156 47 53 57 60 61 63 64 62
158 49 54 58 61 62 64 65 63
159 50 55 59 62 63 65 65 64
160 51 56 60 63 64 65 66 64
161 52 57 61 63 65 66 67 65
163 53 58 62 64 66 67 68 66
164 54 58 62 65 67 68 69 67
165 55 59 63 65 68 69 69 68
166 56 60 63 66 68 70 70 69
167 58 61 64 67 69 71 71 70
169 59 62 65 68 70 72 72 71
170 60 63 66 69 71 73 73 72
171 61 64 67 69 72 74 74 73
172 62 65 68 70 73 75 75 74
174 63 66 69 71 74 76 76 75
175 64 67 69 72 75 77 77 76
176 65 68 70 73 76 78 78 77
178 66 69 71 74 77 79 79 78
179 67 69 72 75 78 80 80 80
180 68 70 73 76 79 81 82 81
181 69 71 74 77 80 82 83 82
183 70 73 75 78 81 83 84 83
184 71 74 76 79 82 84 85 84
185 72 75 77 80 83 85 86 85
186 73 75 78 81 84 86 87 86
188 74 76 79 83 85 87 88 87
189 75 77 80 84 86 88 89 89
190 77 78 81 85 88 89 90 90

 

Kadınlarda ideal boy ve kilo hesaplama tablosu

YAŞ 15-16 17-19 20-24 25-29 30-39 40-49 50-59 60-69
BOY KG KG KG KG KG KG KG KG
147 44 45 46 48 52 55 56 57
149 45 46 47 49 53 56 57 58
150 45 46 48 50 53 56 58 58
151 46 47 48 51 54 57 58 59
152 47 48 49 51 54 58 59 59
153 48 49 50 52 55 58 60 60
154 49 49 51 53 56 59 60 61
156 50 50 52 53 57 60 61 61
157 50 51 52 54 57 60 62 62
159 51 52 53 55 58 61 63 63
160 52 53 54 55 59 62 64 64
161 52 54 54 56 59 63 65 65
163 53 54 55 57 60 64 65 66
164 54 55 56 58 61 64 66 67
165 55 56 57 59 61 65 67 68
166 56 57 58 60 62 66 68 68
167 57 58 59 60 63 67 69 69
168 57 58 59 61 64 68 70 70
170 58 59 60 62 65 69 71 71
171 59 60 61 63 65 69 71 72
172 60 61 62 64 66 70 73 73
174 61 62 63 64 67 71 74 74
175 62 63 64 65 68 72 74 74
176 64 65 66 69 73 76
177 64 65 67 70 74 77
179 66 67 68 71 76 78
180 67 68 69 72 77 79
181 68 69 70 73 78 80
182 69 70 72 74 79 81
183 70 71 73 75 80 82

Bu makale Appvice Diyetetik Otoriteleri tarafından bilimsel verilere dayalı olarak incelenmiş ve onaylanmıştır.