Ana sayfa » Sağlık » Ülkerden sitemize yeni cevaplar var

Ülkerden sitemize yeni cevaplar var

Dün teknotrike ÜLKER firmasından bir bilgilendirme maili daha geldi. Noktasına virgülüne dokunmaan maili sizlerle paylaşıyoruz.

 

Değerli Tüketicimiz,

 

Hassasiyet göstererek nişasta bazlı şeker konusunda bize yazdığınız için teşekkür ederiz. Konuyla ilgili bazı gelişmeleri sizinle paylaşmak istiyoruz.

 

Nişasta Bazlı Şeker Hakkında Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu Raporunu tamamladı. Raporda Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu, fruktozun pankreas kanserine neden olduğunu kanıtlayacak ve kanserle ilişkilendirilecek bir bilimsel kanıt bulunmadığını açıkladı. Söz konusu Kurulun konuyla ilgili kamuoyuyla paylaştığı değerlendirmesini Bakanlığın resmi sitesindeki aşağıdaki linke tıklayarak okuyabilirsiniz:

 

http://www.saglik.gov.tr/TR/belge/1-12188/nisasta-bazli-sekerle-ilgili-bilim-kurulu-raporu.html

 

Bilimsel Raporun tamamını ise ekte bilginize sunuyoruz.

 

Aynı konu hakkında tıp doktorları ve beslenme uzmanlarından oluşan Beslenme Platformu’nun 17 Şubat 2011 tarihinde yayınlanan açıklamasına da bu link’ten ulaşabilirsiniz:  http://www.beslenmeplatformu.org/?pId=6

 

Ayrıca, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Türkiye İhracatçılar Birliği, İstanbul Sanayi Odası ve İstanbul Ticaret Odası’nın konuyla ilgili ortak açıklamasını da ekte bilginize sunarız.

 

Saygılarımızla,

 

Ülker Müşteri İletişim Merkezi

 

 

KAMOUYUNA DUYURU

 

Son günlerde ülkemizde fruktoz ve nişasta bazlı şekerlerin insan sağlığını olumsuz yönde etkilediğine yönelik tartışmalar yazılı ve görsel basında sürdürülmektedir. Bu tartışmalarda doğru ile yanlış birbirine karıştırılmış ve halkımızın kafasında gereksiz şüpheler uyandırılmıştır. Toplum sağlığının korunmasında, sağlıklı ve dengeli beslenmenin yaygınlaştırılmasında ülkemize ve halkımıza karşı sorumluluğumuzun gereği olarak konuya ilişkin görüşlerimizi kamuoyunun bilgisine sunuyoruz.

Şeker nedir?

Gıdalarda doğal olarak bulunan ve tatlı tadı veren glukoz, fruktoz ve sakkaroz benzeri maddeler, topluca “şeker” olarak adlandırılırlar. Türkiye’de ticari ölçekte üretilmekte olan şekerler, şeker pancarından elde edilen “çay şekeri” sakkaroz ile mısırdan elde edilen “mısır şekeri” fruktoz-glikoz karışımlarıdır. Ancak sakkaroz da kimyasal olarak yarı yarıya glukoz ve fruktozdan oluşmaktadır. Gerek pancar şekerinin (çay şekeri) gerek mısır şekerinin 1 gramı vücuda 4 kilokalori enerji verir. Esasen çay şekeri (sakkaroz) de vücuda alındıktan sonra midenin asitli ortamında ve bağırsaklarda inversiyona uğrayarak yarı yarıya glukoz ve fruktoza dönüşür. Böylece çay şekeri ile mısır şekeri tüketmek arasında bileşim itibarıyla herhangi bir fark olmadığı anlaşılmalıdır.

Fruktoz nedir?

Fruktoz, çeşitli meyvelerde ve balda doğal olarak bulunan basit bir şekerdir. Özelliği sakkaroza göre %30 daha tatlı olması ve vücutta emiliminin glukozdan daha yavaş gerçekleşmesidir. Doğal bir şeker olan fruktoz, meyvelerde yaygın olarak bulunması nedeniyle “meyve şekeri” olarak da adlandırılmaktadır.

Nişasta Bazlı Şeker (NBŞ) nedir?

NŞB, mısırda bulunan nişastanın işlenmesiyle elde edilen glukoz ve fruktoz içeren şekerler olarak tanımlanmaktadır. Mısırdan üretildiği için “mısır şekeri” ya da “mısır şurubu” olarak da adlandırılmaktadır.

Türkiye’de iki çeşit mısır şekeri üretilmektedir. Fruktoz42 denilen mısır şekerinde fruktoz/glukoz oranı 42/58, Fruktoz55 denilen mısır şurubunda ise bu oran 55/45’dir. Doğal balın bileşiminde de fruktoz ve glukoz yaklaşık olarak yarı yarıya bulunmaktadır. Bilimsel açıdan değerlendirildiğinde, sakkarozun yani çay şekeri ya da toz şekerin de %50’si fruktoz, %50’si de glukozdur. Görüleceği üzere, çay şekeri, “nişasta bazlı fruktoz şurubu” da denilen mısır şekeri ile hemen hemen aynı bileşime sahiptir

Sponsorlu Bağlantılar

Nişasta Bazlı Şeker tüketimi kansere neden olur mu?

Tıbbi bilimsel kaynaklara ve uluslararası sağlık kuruluşlarının yaptığı değerlendirmelere göre nişasta bazlı şeker tüketiminin kansere neden olduğunu gösteren güvenilir bir klinik bilimsel çalışma bulunmamaktadır. Oysa konu ile ilgili çeşitli iddiaların aksine pankreas kanseri ile mısır şurubu tüketimi arasında kanıta dayalı, ciddi bir klinik araştırma bulunmamasına rağmen pankreas kanseri ile ilgili sigara, obezite, diyabet, kronik pankreatit gibi faktörlerin etkinliği üzerinde literatürde çok sayıda güvenilir bilimsel yayın bulunmaktadır.

Mısır Şekeri ya da Nişasta Bazlı Şeker tüketimi, obezite, diyabet, insülin direnci, karaciğerde yağlanma nedeni midir?

İnsanlarda, yüksek doz mısır şurubu (NBŞ) alımı ile riskli kişilerde vücut ağırlığı artışı, kanda trigliserid yüksekliği ve karaciğerde yağlanma gelişebileceği, kan şekeri değerinin olumsuz etkilenebileceği yönünde farklı bilimsel çalışmalar bulunmaktadır. Ancak genel beslenme kurallarına uyarak diyetle mısır şurubu (NBŞ) alımı ile obezite, trigliserit birikimi ve insülin direnci gibi sağlık risk göstergeleri arasında bir bağlantı olduğunu gösteren geçerli bilimsel bir kanıt bulunmamaktadır. Ayrıca fruktozun glisemik endeksinin glukoza göre daha düşük olması nedeniyle sağlıklı kişilerde diyabet oluşturma riski daha düşüktür.

Her gıda maddesinde olduğu gibi günlük alım miktarı önemlidir. Gereğinden fazla alınan her gıda maddesi vücuda zararlıdır. En sağlıklı olduğu düşünülen gıdaların bile gereğinden fazla tüketildiğinde insanlara zarar verebileceği, hastalıklara neden olabileceği artık bilinmektedir. Bu nedenle beslenme biliminde “yeterli ve dengeli beslenme” önem taşımaktadır. Burada aşırı enerji yüklü diyetle beslenen bireylerin şişmanlayacağı ve şişmanlığın da birçok kronik hastalığın habercisi olduğunu belirtmek gerekmektedir.

Deneyim ve birikimlerimize dayanarak ve uluslararası bilimsel araştırmaların değerlendirilmesi sonucunda bugün için fruktoz ve glukoz içeren nişasta bazlı şekerlerin normal tüketim miktarlarına uyulduğu takdirde yukarıda belirtilen hastalıklar arasında bir ilişki kurulamayacağı kanısındayız.

Sonuç olarak;

  1. Birey ve toplum sağlığının korunmasında yeterli ve dengeli beslenme ile fiziksel aktivite esastır.
  2. Yeterli ve dengeli beslenme bireysel özelliklere dikkat edilerek, gıda çeşitliliği içerisinde enerji ve besin ögelerinin gerekli miktarlarda alınması ile sağlanır. Tüm besin öğelerinin yetersiz ya da fazla alınması insan sağlığını olumsuz etkiler.
  3. Normal şekerde (çay şekeri) olduğu gibi, heterli ve dengeli beslenme kuralları çerçevesinde glukoz ve fruktozdan oluşan Nişasta Bazlı Şekerler’in de normal miktarda tüketildiği taktirde insan sağlığına zararlı olduğuna dair henüz geçerli bilimsel kanıt ortaya konmamıştır. Ancak, diğer gıda maddelerinde de olduğu gibi, uzun süreli ve fazla miktarda tüketilmesi insan sağlığını olumsuz etkileyebilir.
  4. Yeterli ve dengeli beslenmenin gereği olarak, doğal besinlerimizle aldığımız şekerlerin dışında, tatlandırma amacıyla gıda ve içeceklere dışarıdan eklenen her türlü şeker miktarının günlük kalori alımımızın %10’unu geçmemesine dikkat edilmesi hususu, sağlığın korunması açısından bugün için yapılabilecek en doğru öneridir.

Kamuoyunun bilgisine saygıyla sunarız.

Ulusal Beslenme Platformu Yönetim Kurulu
Prof. Dr. Perihan Aslan
Hacettepe Üniversitesi
Sağlık Bilimleri Fakültesi
Beslenme ve Diyetetik Bölümü

Prof. Dr. M. Temel Yılmaz
İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi
Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı
Türkiye Diyabet Vakfı Başkanı

Prof. Dr. Mehmet Pala
Yıldız Teknik Üniversitesi
Kimya Mühendisliği Bölümü

Prof. Dr. İlhan Yetkin
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi
Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı

Prof. Dr. H. Tanju Besler
Hacettepe Üniversitesi
Sağlık Bilimleri Fakültesi
Beslenme ve Diyetetik Bölümü

Prof. Dr. Artemis Karaali
Yeditepe Üniversitesi
Gıda Mühendisliği Bölümü

Prof. Dr. Filiz Açkurt
Haliç Üniversitesi Sağlık Bilimleri Yüksek Okulu
Beslenme ve Diyetetik Bölümü

 

 

Ülkerden 10.03.2011 itibarıyle gelen üçüncü ek cevap.

Abdulcelil Bey merhaba,

 

Bir bilgi olarak paylaşmak isterim ki Ülker ürünlerinin çoğunda şekerpancarından yapılan şeker kullanılmaktadır. Bununla birlikte, fruktoz ile ilgili  yayınların yanıltıcı ve manipüle edici mahiyette olduğu kanaatindeyim.

 

İyi çalışmalar,

İsterseniz bunları okuyun !

Spartacus vücut geliştirme programı

Spartacus dizisini izleyenler bilir bu dizideki oyuncuların vücutları oldukça fittir. Ve eminim vücut geliştirmeye ilgi …

3 yorumlar

  1. tabi canım kendilerini aklamak için maşallah herşeye bir kılıf uydurmuşlar. hoş bile bile var diyecek halleri yok. ne de olsa az paraya çok kar etmek insanların sağlıpğıyla oynamak ellerinde. en küçük bildiğimizx bir sakızda bile dünyanın katkı maddesi var. onlarında içeriğini sorsak zararsız derler. kendılerıne kanıt olacak adamlarda bulurlar. malum bu devirde ınsanlar para için neler yapıyor. madem o kadar kendılerıne guvenıyorlar neden içindekiler bölümünün yazılarını küçücük yazıyorlarç ınsanların dıkkatını çekmesın okuyamasın. yesın dıye. yazılanlara da ınsanlar bilinçlendi diye herseyı tam netliğiyle yazmıyorlar. ama DOMUZ VE DOMUZ YAĞI İÇEREN HİÇBİR KATKI MADDESI YOKTUR, TRANS YAĞ İÇERMEZ, GİBİ İBARELERİ NASIL INSANLARIN GÖZÜNE SOKACAK SEKILDE BÜYÜK YAZARLAR.MAALESEF BİRÇOK SEKTÖRDE TÜRKİYE BÖYLE MÜSLÜMAN BİR ÜLKE OLMASINA RAĞMEN. BAŞTA İLAÇ SEKTÖRÜ OLMAK ÜZERE. HER YERDE YASAKLANAN İLAÇLAR BURDA HALA RAFLARDA….OKUYALIM ARKADAŞLARIN BU KAPITALIST SISTEMIN BIZI KANDIRMASINA VE MADDI MANEVİ DEĞERLERİMİZLE OYNAMASINA IZIN VERMEYELİM. TABİ BU KADAR REKLAM BU KADAR CEZBEDİCİ ÜRÜNLERİ ALMAMAK TA BİRAZ İMKANSIZ OLUYOR. BURDA DA KENDİ NEFİS TERBİYEMİZ BAŞ ROL OYNUYOR..

  2. Acaba gercekten manipule mi var insanın kafası karışmıyor değil.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir